| Bu çok fena paslanmış. Böyle bir aleti asla kullanmam. | Open Subtitles | هذا صديء جدا أنا لم أحلم لإستخدام آداة كهذه |
| Baruttaki potasyum klorat yüzünden paslanmış. | Open Subtitles | ...إنه صديء من "كلورات البوتاسيوم" في مزيج البارود |
| Biraz paslanmış olmalıyım. | Open Subtitles | لابد أني صديء قليلًا |
| Son getirdikleri iki uzun saçlıyı paslı jiletle traş ettiler. | Open Subtitles | استخدموا موس صديء على اخر اثنين طويلي الشعر |
| - Çok paslı. | Open Subtitles | -السياج صديء بأكمله |
| paslanmış. | Open Subtitles | إنّه صديء |
| paslanmış. | Open Subtitles | -إنه صديء |