| Hastanedeki bir arkadaşını ziyaret eder. | Open Subtitles | يزور صديقاً في المستشفى |
| Hastanedeki bir arkadaşını ziyaret eder. | Open Subtitles | يزور صديقاً في المستشفى |
| Yetenek ajansında bir arkadaşım vardı. Belki ellerinde baltalı bir katil vardır. | Open Subtitles | أعرف صديقاً في إحدى الوكالات قد يكون لديه قصة جريمة قتل بفأس |
| Yetenek ajansında bir arkadaşım vardı. Belki ellerinde baltalı bir katil vardır. | Open Subtitles | أعرف صديقاً في إحدى الوكالات قد يكون لديه قصة جريمة قتل بفأس |
| bir arkadaşım geçenlerde bağışlamanın geçmişi değiştirmeyeceğini ancak geleceği değiştirebileceğini söylemişti. | Open Subtitles | أخبرني صديقاً في وقت لاحق أن الصفح عما مضى لن يُغير الماضي لكن يُمكنه جداً تغيير المُستقبل |
| Seçim komitesinde bir arkadaşım var. | Open Subtitles | أعرف صديقاً في لجنة الانتخابات |
| Vegas'ta bir arkadaşım vardı tamam mı? | Open Subtitles | كنتُ أملك صديقاً في (فيغاس)، صحيح؟ |