- Patronlarınız hiç Seçici değil. -İşi ben istemedim. | Open Subtitles | لا شيئ صعب الإرضاء حول أرباب أعمالك أنا لم أقدم طلب للحصول على العمل |
Ne zamandan beri işin olarak yaptığın şey hakkında Seçici olmaya başladın? | Open Subtitles | منذ متى أصبحت صعب الإرضاء فيما أطلبه منك كعمل ؟ |
Seçici değilim. Arazide içtiklerimden iyidir. | Open Subtitles | أنا لستُ صعب الإرضاء فهذا أفضل من أيّ شئ في البريّة |
Çok titiz, karısının içime girip bizzat ona yardım etmesini tercih ederdim. | Open Subtitles | إنه صعب الإرضاء جداً لقد فضل بأن تكون زوجته في داخلي لكي تساعده |
Kadınlar konusunda fazla seçicisin. | Open Subtitles | -أنت صعب الإرضاء جداً فيما يتعلق بالنساء |
- Evet, evet. Yemek konusunda çok mızmızdır. | Open Subtitles | نعم، نعم، إنه صعب الإرضاء حيال طعامه |
Elma şarabı da olur. Seçici biri değilimdir. | Open Subtitles | ،القليل من عصير العنب إذًأ فلستُ صعب الإرضاء |
Tam olarak taze kaynağından değil ama kaldı ki patronlarımız Seçici değil. | Open Subtitles | ليس التموين الأكثر حداثة، لكن من جديد، زبائننا ليسوا ما سترغب بتسميتهم صعب الإرضاء |
Evet. Problem benim çok Seçici olmam. | Open Subtitles | كما ترى المشكلة هي أني صعب الإرضاء |
Senin bu kadar Seçici olduğunu düşünmemiştim. | Open Subtitles | أنا فقط ربما أظن أنك لست صعب الإرضاء |
Belki de bu kadar Seçici olmayı bırakmalısın. | Open Subtitles | ربما عليك التوقف عن كونك صعب الإرضاء. |
Her zaman böyle Seçici olmuyordun. | Open Subtitles | أنت دائماً لست صعب الإرضاء. |
- Biraz Seçici olduğunu düşünmüyor musun? | Open Subtitles | ألا تري انك صعب الإرضاء ؟ |
- Seçici olunacak günler değil bunlar. | Open Subtitles | -لا يمكنك أن تكون صعب الإرضاء في هذه الأيام . |
Bunun geçerli bir mazeret olmadığına dikkat çektiğimde, umarım gereğinden fazla titiz olduğumu düşünmezsin. | Open Subtitles | أرجو ألا تخالينني صعب الإرضاء عندما أشير لذلك بأنه ليس اعتذاراً فعلياً |
Başta çok titiz davrandığını düşünüyordum ama şimdi görüyorum ki o küçük detaylar çok büyük fark yaratıyor. | Open Subtitles | في البداية إعتقدت بأنّك مجنون كونك صعب الإرضاء ولكنّني الآن أرى كيف لهذه التفاصيل أن تحدث فرقا |
Bulabilirdik, eğer Lee o kadar titiz olmasaydı. | Open Subtitles | بوسعنا فعل ذلك ، لو لم يكن لي" صعب الإرضاء" |
Vay be, ne kadar seçicisin. | Open Subtitles | يكفي؟ نجاح باهر، أنت صعب الإرضاء. |
Titizsin, seçicisin. | Open Subtitles | صعب الإرضاء، صعب الإرضاء |
- Biraz seçicisin. | Open Subtitles | - إنّك صعب الإرضاء قليلاً . |
O çok mızmızdır. | Open Subtitles | انه صعب الإرضاء جداً |