| Ancak, öğrendiğim şey tasarladığım şeyden daha önemli olan onu tasarlarken takındığım tavırdır. | TED | ومع ذلك، ما تعلمته كان ما هو أكثر أهمية من الشيء الفعلي الذي صممته هو موقف لدي اتخذت في حين تفعل هذا. |
| Benim tasarladığım bir korsan Yapay Zeka. | Open Subtitles | إنها ذكاء اصطناعي صممته أنا بغرض القرصنة |
| ROM BIOS, makinede IBM'in bir fiil dizayn ettiği tek kısım. | Open Subtitles | وحدة المعالجة هيّ الشيئ الوحيد في الجهاز التي صممته الشركة المنافسة |
| Vera kazadan önce benim için tasarladı ve şimdi ise... | Open Subtitles | فيرا " صممته لأجلى قبل الحادث " و الان ... |
| Bunu acil evlilik yardımı için tasarlamıştım. | Open Subtitles | لقد صممته للمساعدات الاجتماعية. |
| Caprina'nın tasarımı. | Open Subtitles | " صممته " كابرينا |
| Orijinal kremalı kurabiye özü için tasarladığın logoyu hatırlıyor musun? | Open Subtitles | هل تتذكرين ذلك الشعار الذي صممته من اجل الشركه |
| Yıllarca önce tasarlayıp teste yollamıştım ama hiç dağıtıma çıkmadı. | Open Subtitles | لقد صممته منذ عام مضى وأخضعته إلى الإختبارات ولكنه لم يصل إلى مرحلة التوزيع |
| Siz erişemezsiniz, ama ben erişirim. Dosyaları tasarlamış olduğum yedek sistemin içindeler... | Open Subtitles | أنتم لا يمكنكم ، أنا يمكني ، هذه الملفات على نظام إحتياطي أنا صممته... |
| "Sevgili Eva Hansen" adında tasarladığım bir gösteri bu ışık ve renge güzel bir örnek. | TED | والمثال المناسب للضوء واللون هو العرض الذي صممته ويدعى "عزيزي إيفان هانسن" |
| Benim tasarladığım, ve senin yaptığın şu elbise. | Open Subtitles | ، فالفستان الذى ...صممته و الذى قمت أنت بتنفيذه... |
| - Yıllar önce tasarladığım hafızayı nötrleştiren, modifiye edilmiş bir model. | Open Subtitles | -إنها نسخة معدلة من جهاز الذاكرة الذي صممته منذ سنوات |
| Bunu tasarladığım sırada, kahramanlara delicesine tapardım. | Open Subtitles | عندما صممته كنت مفتونا بالأبطال |
| tasarladığım bir patern tanıma programını uyguluyordum da... | Open Subtitles | كنت أختبر نموذج برنامج التعرف على الوجوه قد صممته... |
| Tamam, şimdi bu Abigail'in M.I.T.'deyken dizayn ettiği bir döküman yetkilendirme programının biraz değiştirilmiş bir hali. | Open Subtitles | حسنا لذا هذا التعديل فى وثيقة البرنامج آبيجيل صممته عندما كانت فى الـ إم.تى.آى |
| Cihazı dizayn ederken eriyen kutup buzullarını tekrar dondurmak kurak ülkelere yağmur sağlamak düşüncesindeydim. | Open Subtitles | في الحقيقة، صممته لإعادة تجميد ذوبان قمم الثلج القطبي لجلب المطر للدول التي تعاني من الجفاف لكن... |
| - Kendim dizayn ettim. - Sembollerin bir anlamı var mı? | Open Subtitles | صممته بنفسي هل تعلم ما تعنيه هذه الرموز |
| - Kız arkadaşım Trixie, tasarladı. - Kız arkadaşın mı var? | Open Subtitles | (صممته صديقتي (تريكسي - لديكِ صديقة؟ |
| - Orayı karım kendi tasarladı. | Open Subtitles | -زوجتي صممته بنفسها . |
| Bunu senin için tasarlamıştım. Evimiz olacaktı. | Open Subtitles | صممته من أجلك، تعيّن أن يكون بيتنا. |
| Evimden tasarlamıştım. | Open Subtitles | ولقد صممته من هنا |
| Caprina'nın tasarımı. | Open Subtitles | " صممته " كابرينا |
| Evet ama yine de yaşanan aksaklık tasarladığın programın bir sonucu. | Open Subtitles | لكن هذا الخلل يبقى نتيجة برنامج أنت صممته |
| Aida tasarlayıp yapmıştı değil mi? | Open Subtitles | الذي أنقذ الفريق ...في مهمتهم الأخيرة إيدا) صممته و بنته، صحيح؟ ) |
| Kendisi tasarlamış. | Open Subtitles | لقد صممته بنفسها. |
| Ben, yarattığından daha fazlasıyım | Open Subtitles | انا اكثر مما صممته |