| Biri niye macera filmi yıldızı Brad'in bir kızla çekilmiş fotoğraflarını çalmak istesin ki? Yoksa kız evli mi? | Open Subtitles | لماذا شخص يسرق صور من بطل الآكشن مع فتاة ؟ |
| Suç mahallinin fotoğraflarını çeken birine dikkat etmeliydik. | Open Subtitles | كان يجب علينا ان نلاحظ شخص ما ياخذ صور من مشاهد الجريمه |
| Eğer biri, siz onunkini almadan sizin fotoğrafınızı alırsa ölmüş olursunuz ve ona öldürmüş olduğunuz herkesin fotoğraflarını vermek zorundasınız. | Open Subtitles | إذا مسك أحد صورتك، فأنت ميّت ويتوجّب عليك إعطاءه كلّ صور من قتلت مسبقاً |
| Bunlar kaza mahallinin yakınındaki otoparkın güvenlik kamerası görüntüleri. | Open Subtitles | هذه صور من كاميرا المراقبة في موقف السيارات المحاذي لموقع الحادث. |
| Elimizde Grant'ın en sevdiği hayali roket silosunun uydu görüntüleri var. | Open Subtitles | لدينا صور من الأقمار الصناعية للصاروخ الافتضراي المفضل للمانح |
| Bu yıllık fotoğrafı mezuniyetten fotoğraflar, liseden mektuplar, her şey. | Open Subtitles | هذه صورته في الكتاب السنوي , صور من الحفل الراقص رسائل من المدرسة الثانوية , كل شئ |
| Bunların kompozit bir fotoğrafını al ve Doğu'daki her yayımcıya gönderin. | Open Subtitles | احصل على صور من تلك وارسلهم الى كل محرر بالشرق |
| Ona savcı yardımcıların fotoğraflarını gösterdim. | Open Subtitles | كلا، عرضت عليه صور من فى مكتب المدعى العام |
| Bayan Angela Lee'nin Vernon'ın fotoğraflarını çektiğini söyledin. | Open Subtitles | . لقد قلتم أن السيدة أنجيلا لى أخذت صور من فيرنون |
| Veya ünlü bir çiftin dadısının para karşılığında bebeklerin fotoğraflarını çekip çekmeyeceğini öğrenmek için. | Open Subtitles | أو إذا مربية بضع الشهير يمكن أن تكون رشوة للحصول على صور من أطفالهم. |
| Banyo edilince, Batı Alman Komünist Partisi'nin Başkanlık Heyeti tarafından gerçekleştirilen haftalık toplantının fotoğraflarını içerdiği ortaya çıktı. | Open Subtitles | تبين انه يحتوى على صور من محضر الاجتماع الاسبوعي... الذي عقده رئاسة العلاقات العامة للحزب الشيوعي الألماني الشرقي. |
| Kızın fotoğraflarını çektim göt herif. | Open Subtitles | أنا حصلت على صور من الأحمق لها. |
| Kurbanların fotoğraflarını rahibe gösterdim. | Open Subtitles | أظهرت صور من فيكس للكاهن. |
| Cinayet gecesi onun Joey'in arkadaşı Patrick ile birlikte olduğunu gösteren görüntüleri arıyorum. | Open Subtitles | أنا ابحث عن صور من ليلة الجريمة تظهرها مع صديق جوي باتريك |
| Trafik kameraları, uydu görüntüleri, ne olursa. | Open Subtitles | كاميرات المرور، صور من القمر الصناعي، أو أي شيئ |
| Nöbetçiler kıpırdamadan duruyor. Onun için uydu görüntüleri burayı faal değilmiş gibi gösteriyor. | Open Subtitles | أي صور من الأقمار الصناعية سوف تظهر ان هذا المكان لا يزال غير فعال. |
| - Bunlar Daniel'in bankasının.... ...açılış töreninde çekilen güvenlik kamerası görüntüleri. | Open Subtitles | أنا آسف. هذه صور من كاميرات المراقبة أُخذت من افتتاح بنك دانييل. |
| Frost, otoparkın fotoğrafı var mı? | Open Subtitles | نعم يا فروست هل هناك أي صور من موقف السيارات ؟ |
| İyi de burada başka ruh fotoğrafı bulamadık. | Open Subtitles | ولكننا لم نجد أية صور من هذه هنا أيضا. |
| Zor durumda kalırlarsa, defterin fotoğrafını çekip bize gönderecekler. | Open Subtitles | وإذا إضطروا، فبإمكانهم إلتقاط صور من دفتر الملاحظات وإرسالها إلينا |
| Alışveriş çılgınlığınıza ait bir güvenlik fotoğrafını sızdırdık. | Open Subtitles | لقد سرّبنا صور من أمن مركز التسوّق |