| Ağaçların diğer tarafında hafif bir gürültü duyuyorsunuz, ardından tiz bir çığlık ve dev kanatların havayı dövmesi duyuluyor. | Open Subtitles | تسمعون ضجة بالجانب الآخر يليها صياح شديد و أصوات ضرب أجنحة ثقيله في السماء |
| Kavga yok. Bağırma yok. | Open Subtitles | بدون شجار بدون صياح |
| Gidelim. - Bağrışmalar duydum. | Open Subtitles | دعينا نذهب - لكن انا سمعت صياح هنا - |
| Kutup ayılarının ve penguenlerin çığlıklarını duymuyor musun? | Open Subtitles | الا يمكنك سماع صياح الدببة و البطاريق؟ |
| -Glu glu glu glu glu glu. | Open Subtitles | صياح صياح |
| Tüm fıkralar onda, ben ise "kukuriku" diyorum. | Open Subtitles | يقول هو جميع النُكت و ليس لي سوى صياح الديك |
| Müvekkilinizin karısının öldürülmesinden bir hafta önce gecenin 02:00'sinde "seni öldüreceğim" diye bağırmasını mı kastediyorsunuz? | Open Subtitles | تقصدين صياح موكّلك: "سأقتُلك"، في الثانية صباحاً قبل أسبوع من حادثة مقتل زوجته؟ |
| Bir çığlık duyuyorum. | Open Subtitles | يمكنني سماع صياح , شخصا ما بالداخل هناك |
| Adam beni tekmeliyordu kadın da çığlık atıyordu, ipleri koparmıştı. | Open Subtitles | وقد بدا في ركلي وبدات في ال صياح لنذهب |
| O çığlık değildi. Sadece bağırmaydı. | Open Subtitles | لم يكن صراخا بل صياح |
| - Bağırma sesleri duydum. | Open Subtitles | لقد سمعت صياح |
| - Bağrışmalar vardı. | Open Subtitles | -كان هنالك صياح |
| Bağrışmalar vardı. | Open Subtitles | كان هناك صياح |
| İskeleye kadar geldim. Bir balıkçı annemin çığlıklarını duymuş. | Open Subtitles | دنوتُ من المرسى، سمع صيّاد صياح أمّي |
| Diğerlerinin çığlıklarını duyabiliyoruz. | Open Subtitles | . لقد سمعنا صياح الأخرون |
| glu glu glu... | Open Subtitles | أتعلمين ؟ صياح |
| Fıkralarını sen al, o "kukuriku" desin. | Open Subtitles | حسنا ، قل أنت النُكت كلها و سيصيح هو صياح الديك |
| Ya sen, milyar Dolar'ınla, "kukuriku" demeyi sürdür, ta ki tüylerin çıkana dek! | Open Subtitles | و أنت ، بمليار دولار في جيبك ستستمر في صياح الديكة حتى ينمو لك ريش |
| Ne olduğunu bile anlamadan annemin bağırmasını duyduğumda, | Open Subtitles | من لاشئ اسمع صياح امى |