| Seni üzdüm. Böyle bir niyetim yoktu. | Open Subtitles | يا إلهي لقد ضايقتك, ولم تكن تلك نيتي |
| - Seni üzdüm. - Hiç de bile. | Open Subtitles | لقد ضايقتك - ليس فى اقل تقدير - |
| Sizi üzdüm mü? | Open Subtitles | يبدو أني ضايقتك -كلا |
| Seni Rahatsız etmesine çok üzüldüm. | Open Subtitles | أنا آسف أنها ضايقتك قلت لها أنني لن أعطها تعليقاً |
| Unutma, seni Rahatsız ederse sınırlarını belli et. | Open Subtitles | تتذكّر، إذا ضايقتك, افرض القانون |
| Peki, sağ ol Diane, seni Rahatsız ettiğim için özür dilerim. Hoşça kal. | Open Subtitles | حسناً ، شكراً "دايان" آسفة أني ضايقتك في المنزل ،وداعاً |
| Seni ve masum karını çok Rahatsız ettim. | Open Subtitles | لقد ضايقتك كثيراً أنت و زوجتك |
| Şimdi de seni Rahatsız ettim. | Open Subtitles | لقد ضايقتك أنا أسفة لا |
| Rahatsız ettim, pardon. | Open Subtitles | آسفة أنني ضايقتك |
| Seni ararım. Rahatsız ettiğim için üzgünüm. | Open Subtitles | أسف لأن ضايقتك أنا سأتصل بكي |
| Seni de Rahatsız ettim, üzgünüm. | Open Subtitles | آسف لأنني ضايقتك |