| - Bunu söylememin bir sakıncası yok sanırım. Rachel 'la Ross 'un bebekleri olacak. - Ne? | Open Subtitles | لا ضرر من إخبارك الأن رايتشل و روس سوف ينجبا طفل |
| Muhtemelen ama konuşmanın bir sakıncası yok, değil mi? | Open Subtitles | على الأرجح، ولكن لا ضرر من التحدث عنه، صحيح؟ |
| Sormanın bir sakıncası yok. | Open Subtitles | لا ضرر من السؤال |
| Hem ön hem arka kaburgaların içinde hasar var. | Open Subtitles | هنالك ضرر من الداخل لكل من الأضلاع الأمامية و الخلفية |
| Herhalde Parti Genel Sekreterine gülmemizde bir sakınca yoktur. | Open Subtitles | لا ضرر من إلقاء النكات حول رئيس الحزب |
| Sizi biraz salmaktan bir zarar gelmez sanırım. | Open Subtitles | أعتقد أنه لا ضرر من إخراجكم قليلاً, أليس كذلك ؟ |
| Sudan hasar gormus, devreler yanmis, | Open Subtitles | هناك ضرر من الماء، الدوائر الكهربائية محترقة، |
| Hem ön hem arkada içerden hasar mı var? | Open Subtitles | أي ضرر من الداخل بإتجاه الخلف و الأمام؟ |
| Parazit yüzünden kalıcı hasar oluşmayacak. | Open Subtitles | لن يتبقى أي ضرر من الطفيلي |
| Babam öldükten sonra, bunda bir sakınca görmedim. | Open Subtitles | بعد أن مات أبي لم أرى ضرر من ذلك |
| Fakat beni dinlemende bir sakınca yok. | Open Subtitles | ولكن لا يوجد ضرر من الإستماع إليّ |
| Bir göz at. Bunu yapmanda bir sakınca yok. | Open Subtitles | انظري لا ضرر من النظر |
| Sadece dedektif. Ondan zarar gelmez. | Open Subtitles | المُحققة فقط ، لا أرى أى ضرر من حدوث ذلك |
| Adamı görmekten bir zarar gelmez. | Open Subtitles | لن يكون هناك ضرر من رؤية الرجل |
| Peki o zaman, bakmaktan kimseye bir zarar gelmez. | Open Subtitles | , حسناً , إذاً لا ضرر من القاء نظرة |