| kayboldum. Kenya'dan Güney Afrika'ya giden bir uçaktaydım ve nerede olduğumu bilmiyordum. | TED | لقد ضعت. أتذكر أنني كنت في طائرة ذاهبة من كينيا الى جنوب أفريقيا، ولم يكن لدي فكرة عن أين كنت. |
| Sendeleyerek metrodan çıkan sarhoşu duydunuz mu "Ahbap, birilerinin bodrumunda kayboldum... | Open Subtitles | هل سمعت عن السكير الذي خرج مترنحًا من محطة القطار وقال: يا رجل لقد ضعت في قبو أحدهم |
| Topluluğu ararken kayboldum ve kendimi mutfakta buldum. | Open Subtitles | وقد ضعت بحثاً عن المجموعة وإنتهيت في المطبخ |
| Ben zaten kaybettim ve sen sadece konuştun konuştun ve hiç dinlemedin. | Open Subtitles | أنا ضعت بالفعل وأنت تستمر فى الحديث الحديث ، الحديث ولاتستمع أبداً... |
| 165'in oralarda kayboldun eve de bu yüzden geç gittin. | Open Subtitles | ،بعدئدٍ ضعت في الطريق 165 لهذا السبب عدت للمنزل متأخراً بعض الشيء |
| İmparatorluğa olan inancını kaybettiğin an, sen de kaybettin Rudolph. | Open Subtitles | انت ضعت يا رودولف، في اللحظة التي فقدت فيها الإيمان بالرايخ |
| 50 satır okudum, anlamadım. | Open Subtitles | لقد ضعت بعد 50 سطرا |
| Emin değilim. Yolda gelirken kayboldum ama beş altı saatlik bir yol diyebilirim. | Open Subtitles | لست متأكد,لقد ضعت في الطريق لكنني أقول حوالي 5 أو 6 ساعات |
| kayboldum filan derim. Bilmiyorum. | Open Subtitles | سأضطر أن أقول بأننى ضعت أو أي شئ لا أعرف. |
| Amigolarımın hepsi başardı fakat ben ormanda kayboldum. | Open Subtitles | كل أصدقائي عبروا، إلا أنني ضعت في الغابة |
| Yanlarındaydım ama sonra kayboldum. ♪ Bu gece çok güzelsin.♪ Gceleri güzel oluyormuş burası. | Open Subtitles | كنت معهما، لكن بعدها ضعت في التلال في الحقيقة، الجو جميل نوعاً ما هنا في الخارج في الليل |
| Kusura bakma geciktim. kayboldum da. | Open Subtitles | ليأخذون ابنتك على الحدود في غدا اسف لقد استغرقت مدة طويله لقد ضعت قليلا |
| Tamamen kayboldum, kesinlikle eve dönüş yolu yok. | Open Subtitles | لقد ضعت تماماً لاوسيلة للوصول الى المنزل |
| Yemek yenen yukarıdaki bahçeyi ararken kayboldum. | Open Subtitles | ضعت و أنا أحاول العثو على الحديقة العليا |
| Ben zaten kaybettim ve sen sadece konuştun konuştun ve hiç dinlemedin. | Open Subtitles | انا ضعت بالفعل وانت تستمر فى الحديث الحديث ، الحديث ولاتستمع ابدا... |
| Üniversiteyi bıraktım, işimi kaybettim, evimden atıldım, uyuşturucu kullandım. | Open Subtitles | طردت من الكليه, فقدت عملي ضعت , تناولت المخدرات |
| Sevgilim, nerelere kayboldun? | Open Subtitles | عزيزي، ظننت أنك ضعت |
| Biletiniz var mı? Aileni mi kaybettin? | Open Subtitles | مهلا الديك تذكرة ؟ هل ضعت من والديك ؟ |
| Tabii, zekice. Pek anlamadım. | Open Subtitles | صحيح، عبقري، لقد ضعت |
| Hiç merak etme, ...eğer kaybolacak olursan, ...eğer kaybolursan, beni ara. | Open Subtitles | ولا تقلق في حالة ضياعك اذا ضعت فقط كلميني |
| Bana yeri tarif etmesi gerekiyordu. kaybolmuştum. | Open Subtitles | لأنّه كان مشغولاً معي على الهاتف، كان عليه أنْ يُعطني الاتجاهات، لقد ضعت |
| Seni bırakmış olamayız. Kayıp falan olmuşsundur. | Open Subtitles | نحن لم نتركك ,لا بد انك ضعت او شيء ما |
| Bu ormanın içinde uzun zamandır kayıptım sanırım. | Open Subtitles | لكن أعتقد أنني ضعت في الغابة لوقت طويل |
| Pardon. Sadece pipomdan beş nefes daha aldım. | Open Subtitles | هَلْ ضعت هناك في الخلف اسف |
| Ormanda kaybolacak olursanız ellerinden kaçmanız gerçekten çok zordur. | Open Subtitles | إذا ما ضعت بالغابة فمن الصعب أن تهرب منهم |