| Ölümümden sonra, beyaz bir odada uyandım. parlak bir ışık vardı. | Open Subtitles | بعد موتي, إستيقظت في حجرة بيضاء كان هناك ضوء لامع |
| Sonra bir gece, parlak bir ışık tarafından ziyaret edildim. | Open Subtitles | وفى أحد الليالى زارنى ضوء لامع |
| Ama yine de bu çocuklar için parlak bir ışık vardı o da bendim, Dr. D. | Open Subtitles | التي أصبتم فيها طوال اليوم.. "كان هنالك ضوء لامع واحد للأطفال رغم ذلك" |
| Muhafızlar, doğal olmayan parlak bir ışık gördüklerini rapor etti. | Open Subtitles | أبلغُ الحرّاسُ عن رُؤية ضوء لامع جداً |
| Etrafında çember olan parlak bir ışık. | Open Subtitles | . ضوء لامع وحلقة حوله |
| parlak bir ışık gördüm bir de Dr. Stark'ı. | Open Subtitles | رأيت ضوء لامع والدّكتور ستارك |
| Karanlıkta parlak bir ışık var. | Open Subtitles | ضوء لامع في الظلام |
| parlak bir ışık. | Open Subtitles | أي ضوء لامع. |
| parlak bir ışık var. | Open Subtitles | هذا ضوء لامع |