| Ziyaretçilerin en çok arananlar listesinde birinci sırada olmak beni harika bir yem yapıyor. | Open Subtitles | حسناً، أنا على قائمة أكثر المطلوبين للزائرين، مما يجعلني طُعماً ممتازاً |
| Birkaç saat geçtikten sonra, canlı yem tercih etmeye karar verdi. | Open Subtitles | بعد السّاعات التي مضت قرّر أنّه يُفضّل طُعماً حيّاً. |
| Deucalion düşman olabilir ama aynı zamanda yem de olabilir. | Open Subtitles | ربما يكون "دوكيليان" عدواً ولكنه من الممكن أن يُصبح طُعماً أيضاً |
| Bunun için kızın yem olması mı gerekiyor yani? | Open Subtitles | ويتطلبُ الأمر ان تكون هي طُعماً ؟ |
| - Hiçbir şey. - Çünkü insanlar düşük kalorili yemi tercih eder. | Open Subtitles | أضحى البشر يفضّلون طُعماً منخفض السعرات. |
| Birinin peşinden gidersin diğeri için yem kullanırsın. | Open Subtitles | أليس كذلك؟ ... إنّك لتصطاد الحيوانات تطاردهم ولتصطاد الأسماك تلقي طُعماً لهم |
| Deucalion düşman olabilir ama aynı zamanda yem de olabilir. | Open Subtitles | ربما يكون "دوكيليان" عدواً ولكنه من الممكن أن يُصبح طُعماً أيضاً |
| Ve yem hazırlıyorum. | Open Subtitles | وأنا وَضعتُ طُعماً |
| John'la, arkadaşlarını yem olarak kullanacak kadar aptal olmadığına iddiaya girmiştim. | Open Subtitles | راهنتُ (جون) بأنّك لن تكون أحمق كفايةً لتنطلي عليك حيلة استخدام صديقك طُعماً |
| Arkadaşlarını yem hâline getirecek kadar aptal olmayacağına dair John'la iddiaya girmiştim. | Open Subtitles | -وكيف حدث ذلك؟ راهنتُ (جون) بأنّك لن تكون أحمق كفايةً لتنطلي عليك حيلة استخدام صديقك طُعماً |
| Şimdi ona Mikael'ın Elena'yı takip ederek buraya geldiğini onu yem olarak kullanabilmek için ele geçirmeye çalıştığını söyleyeceğiz. | Open Subtitles | سنقول أن (مايكل) تتبّع (إيلينا) إلى هنا وحاول اختطافها ليستغلّها طُعماً |
| O yem falan olmayacak. | Open Subtitles | انها لن تكون طُعماً. |
| Saldırganımıza küçük bir yem atabiliriz. | Open Subtitles | نعطي مُطلقَنا طُعماً |
| Güzel yem oldun. | Open Subtitles | إنك طُعماً رائعاً. |
| Para değil,yem. | Open Subtitles | ليس مالاً، بل طُعماً |
| - Oh, yem istiyorum. | Open Subtitles | ؟ - اريد طُعماً - |
| O yüzden yem koyup bir tanesini yakalamış. | Open Subtitles | -لذا فإنّها وضعت طُعماً وأمسكت بواحد . |
| O yüzden yem koyup bir tanesini yakalamis. | Open Subtitles | -لذا فإنّها وضعت طُعماً وأمسكت بواحد . |
| Tapınağa gitmeliyiz. yem topluyorum. | Open Subtitles | أنا أُجهّز طُعماً... |
| Önce boğa yemi oldum, şimdi de korsan! | Open Subtitles | سابقاً كنت طُعماً للثور والآن أنا كقرصان للبحر |
| Trol yemi yapalım. Ne farkeder... | Open Subtitles | نلقي بها طُعماً |