| Tek söylemeye çalıştığım belki bir dahaki sefer tekerlekli bavulumuz olur. | Open Subtitles | كل ما اقوله هو ربما حقيبة على عجلات في المرة القادمة |
| Bunun üzerine siz de Demon'un o gece kullandığı tekerlekleri aldınız. | Open Subtitles | لذا، كنت حصلت على نفس عجلات شيطان كان يركب يلة وفاته. |
| İstifa etmiş. Dr. Carlson mezarda tekerlek izleri gördüğünü söylemişti. | Open Subtitles | الدكتور كارلسون قال أنه رآى آثار عجلات مبتعدة عن القبر |
| Oyun alanı geri dönüşümlü tekerlekler ve ayrıca inşa edilen sulak alanlarla birleştirildi ki bu alanlar sadece nehrin suyunu temizlemez, aynı zamanda sel baskınlarından da korur. | TED | الساحة بنيت باستخدام عجلات معاد تدويرها ويرافقها هور اصطناعي الذي لا ينظف مياه النهر وحسب بل يحافظ عليها حين تفوض. |
| Nihayetinde, hiç beklenmedik şekilde sonlanan bir araba partin olur. | Open Subtitles | وما سنحصل عليه هى نهاية مأساوية لحفلة على عجلات السيارة |
| Wagon Wheels çikolatalarının altısını yakmak için ne kadar sex yapmam gerekir? | Open Subtitles | كم المدة التي علي ان امارس فيها الجنس حتى احرق 6 عجلات عربة ؟ |
| Hapishaneler inşa etmek yerine, tekerlekli köyler inşa edebiliriz. | TED | بدلاً من بناء السجون، نستطيع بناء قرى على عجلات. |
| Yani tarayıcınızda oturum açtıktan sonra, her şey tekerlekli bir Skype'a benziyor. | TED | لذلك تستطيع أن تسجل الدخول عبر المتصفح، ويمكنك اعتباره وكأنه سكايب على عجلات. |
| Mezuniyet törenine gidiyormuş gibi giyinmiştim ve beni hızlıca stüdyoya sokup dönen, tekerlekli bir sandalyeye oturttular. | TED | دخلت الأستوديو وكأنني ذاهبة إلى حفلة موسيقية، فأقحموني داخل الأستوديو وأجلسوني على كرسي دوار ذي عجلات. |
| tekerlekleri frenle, anketler inanıyorum insanların söylediklerine de, bunu kimse önemsemez! | Open Subtitles | عجلات مَع سبوكس، الاعتقاد في الإنتخاباتِ، في الذي يَقُولونة الناسِ َ، في أولئك الذين لا يَحْسبونَ. |
| Demek bobsled, tekerlekleri olmayan bir araba. | Open Subtitles | أها, الزلاجة هي عبارة عن عربة دفع بدون عجلات |
| tekerlekleri bile var, eğer çölde ölürsen, mezarlığa gitmek zorunda kalırsa diye. | Open Subtitles | إنها تستطيع السباحة وهي لديها عجلات أيضاً، في حالة لو مت في الصحراء، من أجل أن تعود للمقبرة |
| - Yardım lazımsa eğer, zamanında birkaç tekerlek tamir etmişliğim var. | Open Subtitles | إذا كنت بحاجة إلى مساعدة، لقد أصلحت بضع عجلات في وقتي. |
| Top Rezero'nun herhangi bir yöne doğru ve aynı zamanda kendi ekseni etrafında hareket etmesini sağlayan üç özel tekerlek tarafından sürülüyor. | TED | الكرة مدفوعة بثلاثة عجلات خاصة تسمح لريزيرو بالتحرك في أي اتجاه وكذلك بالتحرك حول محوره الخاص في نفس الوقت. |
| Umarım şansım yaver gider ve tekerlekler patlamaz. | Open Subtitles | لنتمنى أن يستمر الحظ معي وأن لا تتعطل عجلات الدراجة. |
| Çelik ızgara üzerinde araba lastiği olabilir, belki de bir köprü. | Open Subtitles | يمكن أن تكون عجلات سيارة على شبكة فولاذية ربما يكون جسراً |
| Union Pacific ustabaşısı Yüzbaşı Daniel Johnson Hell On Wheels'de öldürüldü. | Open Subtitles | الكابتن "دانيال جونسون" رئيس العمال "ليونيون باسيفك"، قتل في،"الجحيم على عجلات". |
| lastik izleri, telefon şirketinin servis kamyonlarıyla eşleşiyor. | Open Subtitles | تطابقت آثار العجلات مع عجلات شركة إصلاح الهاتف |
| tekerleri olmasına rağmen düz olmayan arazi kapasitesi çok iyi. | TED | لديه القدرة على التعامل مع التضاريس المختلفة، حتى أن لديه عجلات. |
| En son akıllı araba teknolojisi var; sayısal yük dağıtımı, dört teker fren. | Open Subtitles | مع آخر تقنيات السيارات الذكية، بما فيها توازن رقمي للحمولة وفرامل 4 عجلات. |
| Dört tekeri inik 57 model bir Cadillac'ı çekmek gibi olur. | Open Subtitles | هو سيكون مثل سحب سيارة بأربع عجلات فارغة من الهواء. |
| Hey, küçük dört tekerli... that just flew past me with the good-looking seat cover. | Open Subtitles | اربع عجلات فضية صغيرة جائت من الماضى بغطاء للمقاعد جميل المظهر |
| Yapma, girişken olmalısın, dostum. - Çıkar şu deneme tekerlerini. | Open Subtitles | ابعد عنك عجلات التدريب اسمع لقد وجدت عتلة اسفل المقعد؟ |
| - Şoför mü? Bir cenazede, altı arabanın jant kapaklarını çalan bir sabıkalı. | Open Subtitles | شخص مدان سرق ستة أغطية عجلات سيارات أثناء جنازة |
| Eş merkezli çark kullanarak birden fazla model oluşturmak, daha karmaşık ritimler yaratmamızı sağlar. | TED | إن وضع طبقات متعددة الأنماط باستخدام عجلات متحدة المركز، يجعلنا نبتكر إيقاعات أكثر تعقيدًا. |