| Ama sonrasında çılgın Road Runner gibi oradan çok hızlı uzaklaşıyor. | Open Subtitles | لكن قد يصبح كذلك بعدها عداء طريق غريب الأطوار أنه ينهي الأمر بسرعة |
| 20 yıl önce buraya Jamaikalı bir koşucuyu bir bobsled atleti yapmak için geldiniz ve bu şansı hiç bulamadınız. | Open Subtitles | قبل عشرون سنة أتيت إلى هنا لترى أنه يمكن أن تحول عداء جامايكي لمتزلج وأنت لم تحظى بتلك الفرصة أبداً |
| Central Park'ta koşan bir adamı yıldırım çarpmış. | Open Subtitles | اتضح بأن عداء في الحديقة العامة تم صعقه بالبرق |
| Bak ben asla en iyi zenci koşucu olmaya çalışmadım. | Open Subtitles | أتعلم، لم أكن أريد ان أكون أفضل ظهير عداء زنجى |
| Ailemizi savaş aldı. Az kalsın beni de alıyordu ama, neyse ki hızlı koşarım. | Open Subtitles | الحرب قضت على عائلتى ، وكادت أن تقضى عليّ ولكننى كنت عداء سريع! |
| Ben boksör değilim, koşucuyum. | Open Subtitles | أنا لست ملاكم أنا عداء |
| Ayrıca, ne kendi ülkeme düşmanlık besliyor, ne de Müslüman olmayan vatandaşlara nefret besliyordum, hâlâ da beslemiyorum. | TED | ولم أحمل أي عداء ضد بلدي، ولا ضغينة على المواطنين غير المسلمبن، ولا زلت. |
| Hayır, hiçbir şekilde, ama şunu söylemeliyim ki size karşı asla kişisel bir düşmanlığım olmadı. | Open Subtitles | ...لا, و لكنى أريد أن أخبرك أننى لا أكن لك أى عداء شخصى |
| İyi kılıç kullanır ve ata biner, hızlı atlet ve güçlü savaşçıdır. | Open Subtitles | أفضل مبارز أفضل فارس أسرع عداء وأقوى مصارع |
| Karşına çıkacak düşmanın sana karşı bir kan davası var ve sözde müttefikin entrikacı bir rakip. | Open Subtitles | العدو الّذي تواجه لديّه عداء شخصي ضدّك. وحليفك المزعوم هو منافس ماكر. |
| Aferin.İyi bir koşucusun. | Open Subtitles | أحسنت أعني، أنك عداء جيد |
| Aslında benzetmen sinirim ve fiziğim hakkında doğru aradaki tek farkım diğer kişiliğim ile bir düşmanlığımın olmaması. | Open Subtitles | على ان وصفك للطفي و بنية جسمي دقيق وما أملكه لا يمكنني ان يكون لدي عداء شخصي |
| Evet, "Apocalypse Runner" filmlerinin yıldızı. | Open Subtitles | " أجل نجم إمتياز فيلم " عداء يوم النهاية |
| Bu inanılmazdı. Blade Runner Field of Dreams buluşması mı? | Open Subtitles | كان هذا مدهشاً (عداء النصل) و(حقل الأحلام)؟ |
| "Road Runner," karikatür? | Open Subtitles | "عداء الطريق"، الرسوم المُتحرّكة؟ |
| Stanley, bulabildiğin her koşucuyu getir. | Open Subtitles | ستانلي , احضر لي كل عداء تستطيع ايجاده.. |
| Stanley, bulabildiğin her koşucuyu getir. | Open Subtitles | ستانلي , احضر لي كل عداء تستطيع ايجاده.. |
| Dünyanın en iyi koşan beklerine sahip olabilirsin yine de birileri onları bloke edebilir. | Open Subtitles | يمكن للفريق ان يملك افضل عداء في العالم |
| Bu yöne doğru koşan bir haberci var. | Open Subtitles | هناك عداء يتجه الي هنا |
| Sokakta isimsiz bir koşucu bulunmuş. Kimliği yok. | Open Subtitles | هوية وبلا الطريق, على وعيه فاقداً وُجد عداء |
| - Hızlı koşarım - Şok ettin. | Open Subtitles | .لأننى أفضل عداء - . فأنت متخصص فى الهرب - |
| Aslında iyi bir koşucuyum. | Open Subtitles | أنا عداء موثوق. |
| Aileler arasındaki düşmanlık ancak gelinin veya gelinin babasının ölümüyle son bulur. | Open Subtitles | سوف ينتهى عداء العائلة إما بوفاة الأب أو زوجة الإبن |
| Ona karşı kişisel bir düşmanlığım yoktu. | Open Subtitles | لم يكن لدي أي عداء شخصي تجاهها |
| Kalp krizi mantıksız. Adam bir atlet, bir vejetaryen, bir maraton koşucusuydu. | Open Subtitles | السكتة الدماغية لا يتعرض لها الرجل الرياضي أو النباتي أو عداء سباق الماراثون |
| Karşına çıkacak düşmanın sana karşı bir kan davası var ve sözde müttefikin entrikacı bir rakip. | Open Subtitles | العدو الّذي تواجهُ لديّه عداء شخصي ضدّك. وحليفك المزعوم هو منافس ماكر. |
| Demek koşucusun ha? Biraz kendinden bahset. | Open Subtitles | حسناً إذاً أنت عداء |
| Aslında benzetmen sinirim ve fiziğim hakkında doğru aradaki tek farkım diğer kişiliğim ile bir düşmanlığımın olmaması. | Open Subtitles | على ان وصفك للطفي و بنية جسمي دقيق وما أملكه لا يمكنني ان يكون لدي عداء شخصي |