Polis memurlarının da dahil olduğu birkaç kişi Doğu Londra'daki kalabalıktan zarar gördü. | Open Subtitles | عدة أشخاص بما فيهم بعض.. ' ',ظباط الشرطة تم إصابتهم بعد حشذ' '.في |
Sizi temin ederim ki, şu anda istismar edilmekte olan ya da çocukken istismar edilmiş olan ya da kendileri istismarcı olan birkaç kişi var tam şu anda beni dinleyen. | TED | اؤكد لكم ان هناك عدة أشخاص من الذين يسمعونني الآن يتعرضون حالياً للعنف أو تعرضوا للعنف وهم أطفال أو هم أنفسهم معتدون. |
Son 12 ay içinde bu hayvana sahip olduğu için cezalandırılan birkaç kişi var. | Open Subtitles | أجل , عثر على عدة أشخاص في الـ 12 شهراً الماضية يحملون واحداً بحوزتهم |
Yemek ve Dağıtım'daki birkaç kişi bunlardan dört tane yapmış. | Open Subtitles | و إنما المرأة الأذكى في الكون بأكمله عدة أشخاص في الغذاء و التوزيع قد صنعوا أربعة من هذا |
Yani buraya gelen birkaç kişi acılarını kaybettiler. | Open Subtitles | إدا عدة أشخاص زارو هدا المكان إختفت ألامهم مؤخراً |
Kamboçya'da tekstil fabrikası işçileri ile polis arasındaki çatışmalarda bir kadın öldü ve birkaç kişi yaralandı | Open Subtitles | توفيت امرأة وأصيب عدة أشخاص في اشتباكات بين عمال مصانع النسيج وشرطة مكافحة الشغب في كمبوديا. |
İyice bak. Kısa bir liste. Sadece haklarında biraz daha fazla şey bilmek istediğimiz birkaç kişi. | Open Subtitles | .خذ وقتك، إنّها قائمة صغيرة عدة أشخاص يودون معرفة القليل عمَّ |
Çünkü birkaç kişi dün pazarlık yaptığınızı görmüş. | Open Subtitles | لأن عدة أشخاص قالوا بأنهم رأوك و أنت تقايض معهم بالأمس |
Güneydeki çiftçi ailelerinden birkaç kişi tanıyorum -- oraya gittiğimde yaptığım ilk şey, dizlerimin üstünde yere çöküp ellerimle toprağı kazarak, toprağı nasıl değerlendirdiklerini görmek oldu. | TED | هناك عدة أشخاص من أسر الجنوب الزراعية-- أول شئ فعلته عندما ذهبت لهذا المكان كان أن أنكببت على يدي وركبتي وحفرت التراب لرؤية ما فعلوه به. |
birkaç kişi, başka bir bara gidecekmiş biliyorum buradan uzaklaşmayı pek sevmiyorsun ancak gerçekten oraya gitmeyi ve bir sürü şey içmeyi istiyorum. | Open Subtitles | زوجان من عدة أشخاص ذاهبين الى نادي اخر وأنا اعرف انك لا تحب مغادرة الدائرة لكني اود الذهاب واحتساء مليون او مليونين او اكثر من الشراب |
Sanki havuzda birkaç kişi varmış gibi... | Open Subtitles | وكانه كان هناك عدة أشخاص في الماء |
Bir dizi görüşmede bulundum -- ilki bu konuda bizle iş birliğinde bulunan Rick Scofidio ve Liz Diller'di ve birkaç kişi daha vardı -- ve biz bunla alakalı birşeyler yapmamız gerektiğini hissettik. | TED | فأجريت سلسة من النقاشات الجادة أولا مع ريك سكوفيديو و ليز ديلر ، واللذان تعاونا معنا في هذا الشأن و عدة أشخاص آخرين... و شعرت بأنه لابد علينا من القيام بأمر ما |
Evlere erişimi olan birkaç kişi var. | Open Subtitles | - عدة أشخاص أمكنهم دخول كل منزل - |
- birkaç kişi. | Open Subtitles | عدة أشخاص. |