"عرضٍ" - Traduction Arabe en Turc

    • teklif
        
    • gösteri
        
    • gösterisi
        
    • şovu
        
    • performansını sergileyecek
        
    Bugün çok cazip bir teklif aldım. Ürün sözcülüğü yapacaksın. Open Subtitles حسنا,لقد حصلت على عرضٍ مغر للغاية هو بان تصبح المتحدث باسم منتج معين
    Sayısız teklif aldı, hepsini de reddetti. Open Subtitles لقد قَدَمتُ لها الفُ عرضٍ وقامت برفضها جميعُها
    Benden haber almadan önce evle ilgili ciddi bir teklif gelirse, haber verin. Temas hâlinde olacağım. Open Subtitles يبدو أنّكِ ستحصلين على عرضٍ جدّي قبل أن تسمعي منّي , سأكون على إتّصال
    Genelde tek başına oturup, kitap okuyan oğlumuz bir tanecik arkadaşı ile bizim için bir gösteri hazırlamış. Open Subtitles مايك، ولدنا الذي عادتاً مايجلس لوحده و يقرأ يريد أن يقوم بـ عرضٍ لنا مع صديقة الوحيد
    Yangın denizaslanının gösterisi sırasında çıktı. Open Subtitles ثم اندلع الحريق أثناء عرضٍ لأسود البحر حيوان شبيه بالفقمة *
    "Işıkların Senfonisi"ni fark ettik dünyanın en büyük açık hava ışık ve müzik şovu. Open Subtitles وجدنا "معزوفة النور" أضخم عرضٍ موسيقيّ ضوئيّ في العالم
    Bu gece ilk performansını sergileyecek. Open Subtitles والليلة سيكون أوَّل عرضٍ له.
    Güzel teklif. Fakat karşında ben olacağım. Open Subtitles يا له من عرضٍ بديع، لكنّه ليس العرض الذي سأقدّمه لك.
    Sana teklif sunuyorum. Daha iyi teklif alamazsın. Open Subtitles أنا أقدم لكَ عرضاً ولن تحصل على عرضٍ أفضل
    Skadden'dan sağlam bir teklif aldığını duydum. Open Subtitles سمعت بأنّك قد حصلت على عرضٍ طيّب في سكادن
    Sana bir teklif sunmak istiyoruz. Open Subtitles و نحن لدينا السلاح لفعلها إنني أستدعيك لتقديم عرضٍ ما
    Ama nihayetinde bölgemdeki bütün orta seviyeli satıcıları bir araya topladım ve onlara reddedemeyecekleri bir teklif yaptım. Open Subtitles ...لكن في النهاية بالتوجه إلى كل التجار من المستوى ... المتوسّط في دائرتي ...وتقديم عرضٍ لا يُمكنهم رفضه
    Sorun "Sana bir teklif bulabilir miyim?" değil... "Ne kadar iyi bir teklif bulabilirim?" Open Subtitles السؤال ليس "هل بإمكاني الحصول على عرضٍ من أجلك؟" بل " ما مدى جودة العرض الذي سأحصل لك عليه؟"
    Daha iyi bir teklif alacağımızı nereden çıkarttın? Open Subtitles أينَ تظنّ أننّا سنحصل على عرضٍ أفضل؟
    Yani sizce bunun bizim için en iyi teklif olduğunu mu söylüyorsunuz? Open Subtitles إذًا، تقولُ بأن هذا أفضل عرضٍ لديك؟
    O zaman özet geçeyim. Bir teklif yapmak için geldim. Open Subtitles إذًا سأوجز قولي، جئت لتقديم عرضٍ.
    Paravan olsun diye bir yemek partisi düzenlerim, sonrasında da Yuko bana bir gösteri düzenler. Open Subtitles سوف أقيم حفل عشاء كغطاء، ثم بعد ذلك يمكنكِ أن تقومي بـ عرضٍ صغير من أجلي
    Yabancı misafirlerimize ve turistlere güzel bir gösteri sunmayı planlıyoruz. Open Subtitles إننا نرمي لتقديم عرضٍ بديع لضيوفنا وسيّاحنا اﻷجانب.
    Baldrick, bizim planımız gösteri için yeni bir başrol oyuncusu bulmak. Open Subtitles بولدريك, خطتنا لإيجاد نجمة عرضٍ جديدة.
    Yangın denizaslanının gösterisi sırasında Su Parkı'nda çıktı yani. Open Subtitles كان السبب اندلاع الحريق؟ أثناء عرضٍ لأسود البحر في الحديقة المائية!
    Bu gece iyi bir gövde gösterisi yapabildiğimi pek sanmıyorum. Open Subtitles أظنّ هذه الليلة لم تكن أفضلَ عرضٍ لي.
    Tae Yi Ryeong'un metrodaki sürpriz şovu. Open Subtitles "تاي يي ريونغ مفاجأةُ عرضٍ في القطار"
    Bu gece ilk performansını sergileyecek. Open Subtitles والليلة سيكون أوَّل عرضٍ له.

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus