| Onunla birkaç yıl yaşadın ama artık sadece eski karın. | Open Subtitles | عشتَ معها سنوات عديدة, والآن هي ببساطة زوجتك السابقة. |
| Yanına oturdum ve dedim ki: "Gene, sen Amerika'da yüz yıl yaşadın. | TED | جلست بجواره، وقلت، "جين، لقد عشتَ في أمريكا لمدة 100 عام. |
| Zaten iki defa ölüme yaklaşma tecrübesi yaşadın. | Open Subtitles | لقد عشتَ من قبل تجربتين لموت وشيك |
| 10,000 gün yaşadınız. Bana 10,000 hayat verdiniz. | Open Subtitles | لقد عشتَ 10,000 يوم وقد أحضرت لي 10,000 حياة |
| Ama günde iki kere mamalarını aldıkları sürece kediler yaşayıp yaşamadığınızı umursamaz. | Open Subtitles | لكن القطة لا تكترث إذا متَ أو عشتَ طالما أن هناك أحد يضع لها "فريسكيس" مرتين باليوم *طعام للقطط* |
| Benim yaşadığım hayatı yaşasaydın ve halkımın çektiği acılara tanık olsaydın şimdi benim yerimde sen olacaktın. | Open Subtitles | إن عشتَ حياتي وتجرّعتَ العذاب الذي ذاقه قومي، كنتَ ستقف حيث أنا اليوم. وإنْ عِشتَ حياتي، |
| Bu anı yaşadın ikiniz de yaşadınız. | Open Subtitles | لقد عشتَ هذهِ اللحظة أنتما الأثنان |
| Bu anı yaşadın, ikiniz de yaşadınız. | Open Subtitles | لقد عشتَ هذهِ اللحظة أنتما الأثنان |
| Evet. Hep burada mı yaşadın? | Open Subtitles | أجل، أعيش هناك - عشتَ هناك طوال حياتك؟ |
| Özgür bir hayat yaşadın. | Open Subtitles | عشتَ حياة الحريّة |
| Kaç evde yaşadın? | Open Subtitles | كم عدد الأماكن التي عشتَ بها؟ |
| Niye bu kadar uzun yaşadın? | Open Subtitles | لماذا عشتَ كل هذا الوقت ؟ |
| - Şey, Varşova'da yaşadınız... | Open Subtitles | لقد عشتَ من قبل في وارسو |
| Ama günde iki kere mamalarını aldıkları sürece kediler yaşayıp yaşamadığınızı umursamaz. | Open Subtitles | لكن القطة لا تكترث إذا متَ أو عشتَ طالما أن هناك أحد يضع لها "فريسكيس" مرتين باليوم *طعام للقطط* |
| Sen de onun kontrolü altında yaşasaydın sen de korkardın. | Open Subtitles | كنتَ لتخافها أيضا إن عشتَ تحت ظلها طوال حياتك |