| Çeten görev başındaki bir sürü iyi adamı öldürdü. | Open Subtitles | عصابتك قتلت الكثير من رجالنا المخلصين في عملهم |
| Bu bölgedeki çetenin işi olabilir ama onların tarzına pek benzemiyor. | Open Subtitles | هذا يمكن ان يكون بضربة حظ فلايبدو من فضلات عصابتك |
| Saçma gelebilir ama, bu her zamanki gibi bir çete işi olarak gözükmüyor. | Open Subtitles | هذا يمكن ان يكون بضربة حظ فلايبدو من فضلات عصابتك |
| çeteni topladığını mı? Ne için? Mezunlar toplantısı için mi? | Open Subtitles | لقد لممت شمل عصابتك , لماذا اهو اجتماع في جامعة للفاشلين |
| Artık çetenle ilişkini kestiğini sanıyordum. Evet, kestim. | Open Subtitles | ظننت أنك قلت أنك لست مع عصابتك بعد الآن ؟ |
| O zaman götür teşkilata ver. Ya da çetene. | Open Subtitles | قومي بإستشارة مجموعتك أو عصابتك أو أيا كانوا |
| Katil ekibin seyyar yemek işinde seni kesinlikle ele verdi. | Open Subtitles | منحتك عصابتك الانفراد في مجال بيع الوجبات الخفيفة المتجوّل. |
| bu küçük ekibinle olan olayın burda bitmek zorunda. | Open Subtitles | أوتعلم؟ كل ما كنت تفعله مع عصابتك الصغيرة يجب أن يتوقف |
| Sen ve katil Çeten cesaret zerreciklerinizi topladınız. | Open Subtitles | أنت و عصابتك جمعتم شجاعتكم الضئيلة |
| Çeten dört güvenlik görevlisini öldürdü. | Open Subtitles | عصابتك قامت بقتل أربعة من حراس الامن |
| Çeten öldürecek. | Open Subtitles | لكن عصابتك ستفعل |
| Yani silahın sesini bastırmak için çetenin motorlarını kullandınız. | Open Subtitles | إذاً إستعملت عصابتك الدراجين لإستنزاف صوت الطلق الناري |
| Bir denizci öldü. Sizin çetenin eski üyesi. | Open Subtitles | لدينا جندي بحرية ميّت، وهو عضو سابق في عصابتك. |
| Senin çetenin işi olabilir. Adresi mesaj atıyorum. | Open Subtitles | يمكن أن تكون عصابتك سأرسل لكِ العنوان |
| Senin çete, çalıntı İsrail silahlarından para kazanıyormuş. | Open Subtitles | عصابتك كانت تحقق مبلغاً من سرقة أسلحة إسرائيلية |
| Sokağın ortasında çete arkadaşının biri sana artislik yapıyor. | Open Subtitles | أنت في الشارع فإذا بواحد من عصابتك يحتقرك |
| Olanlara rağmen çete üyelerinizin savaşa girmelerine gerek olmadığını düşünüyoruz. | Open Subtitles | اعتقدنا انك يجب ان تعلم ان عصابتك لاداعي لها للذهاب للحرب بعد الان |
| çeteni ateşe vermek üzereydim. | Open Subtitles | كنت على وشك إشعال النار في عصابتك |
| Kendi çeteni kuracağını duydum. | Open Subtitles | سمعت بأنّكَ أعددت عصابتك الخاصة. |
| Tek kişilik hücrenden çeteni yönet de görelim. | Open Subtitles | لنراك تُدير عصابتك من السجن الانفرادي |
| Anneniz sizi suçladı, sen de şimdi dünyanın boktan olduğunu, düşünüp çetenle etrafta dolanıp lidercilik oynuyorsun. | Open Subtitles | وأمك لامتك على ذلك، والآن تعتقد أن العالم مليء بالقذارة، فتبدأ بالتسكع مع عصابتك وأنت تؤدي دور القائد |
| Karlar eridiğinde de buradan ayrılıp çetenle buluşacak ve Meksika'nın yolunu tutacaksın? | Open Subtitles | و عندما يذوب الثلج تتقابلين مع عصابتك و تتوجهين إلى مكسيكو |
| - Kendi çetene alsana. | Open Subtitles | لماذا لا تأخُذهم معك . فى عصابتك |
| - Senin ekibin. | Open Subtitles | . عصابتك |
| Proctor'un eski ekibinle birlikte uyuşturucu işinde olduğunu biliyor muydun? | Open Subtitles | أكنت تعلم أن (بروكتر) كان في تجارة المخدرات -مع عصابتك السابق؟ |