Hani çok utandığını çünkü bir korsana aşık olduğunu söylemiştin? | TED | كنت تقولين بانك كنت محرجة حقيقة ذلك لانك في علاقة حب مع القرصان؟ |
hiçbir zaman ona aşık değilmiydi aşk için evlenmişti aşk bu nedenle herşeyi yaptı bu yüzden politikaya girdi yeterli olamadık sanırım bütün oy verenlerin kendisini sevmesini istedi birde yaşam dışında bütün istediği aşktı bu Charlie'nin hikayesi nasıl kaybettiğinin görüyorsunuz, verecek aşkı yoktu | Open Subtitles | لم يكن على علاقة حب معها مطلقاً لقد تزوجها من أجل حب حب |
Çünkü evliliğimiz bir aşk evliliği değildi, görücü usulüydü. | TED | فزواجي مرتب له ان يكون وليس عن طريق علاقة حب. |
Sadece geçici bir ilişki yasadığımızı düşünüyordum. | Open Subtitles | علاقة حب معي كانت مجرد قصة مثل القصص الأخرى |
Bir hayatımın olduğu, bir kıza âşık olduğum aklından geçmedi mi? | Open Subtitles | أما فكرت أبدا أن لدي حياتي الخاصة ؟ أو أن أكون على علاقة حب مع فتاة ما ؟ |
Ama ben sevgi ve kıskançlık, dostluk, çekicilik ve saygı duyuyordum ve tüm bu karmaşık hisleri uzun süreli ilişkiden sonra biriktiriyorsunuz. | TED | لكن كان لدي حب وغيرة ومودة وانجذاب واحترام وكل تلك المشاعر المعقدة التي تجمعها بعد علاقة حب طويلة الأمد. |
Ama işin doğrusu, bana aşık değildi. | Open Subtitles | ولكن في الواقع، فإنها لم تكن في علاقة حب معي. |
aşık olacağım kişi buna uygun... | Open Subtitles | أريد ان اكون في علاقة حب مع شخص يتناسب مع ما.. |
Özür dilerim ama sana aşık olmadığını nasıI söyleyebilirsin? | Open Subtitles | ولكن كيف يمكنك أن تقولى أنه ليس على علاقة حب معك ؟ |
Seni incittiği için Wade'e aşık olmak istemiyorsun. | Open Subtitles | لا تريدي أن تكوني في علاقة حب مع وايد لأنه جرحك |
Song Yi yurtdışına gidince başrol erkekle Se Mi'yi aşık edip hikayeyi değiştirdiler. | Open Subtitles | فقاموا بتغيير القصة ليصبح بين البطل الرئيسية و عزيزتي سى مى علاقة حب بعد ان ذهبت سونج اى للدارسة بالخارج |
İnsanlar bazen aşık oldukları kişiyi öldürebiliyorlar. | Open Subtitles | الناس أحياناً يقتلون من هم فى علاقة حب معهم |
Her gece bir parti, şampanya şişeleri, parfümler ve her saat başında yeni bir aşk macerası. | Open Subtitles | ستحضرين حفلة كُلّ ليلة ستحتسين الشمبانيا، ستسبحين بالعطر و ستحصلين على علاقة حب جديدة كلّ ساعة |
Lisa, bana inan. Eğer iki taraftan birisi düşünmeye başlarsa, aşk ayakta kalamaz. | Open Subtitles | ليزا، صدقيني، ما من علاقة حب يمكنها الاستمرار اذا أي من الطرفين بدأ يفكر |
30 yaşına yeni basmıştım ve son aşk maceram bitmişti. | Open Subtitles | لقد بلغت 30 عاما مؤخراً و إنتهت آخر علاقة حب عندى |
Kariyer yok, ilişki yok, uyku hapları, deli doktorları... | Open Subtitles | لا مهنة بالتمثيل، لا علاقة حب مستقرة، أقراص منومة، وأطباء نفسيين. |
Onun ciddi bir ilişki istediğini sanmıyorum. | Open Subtitles | و أظن انها لا تريد التورط فى علاقة حب جادة الان . |
Bu ilişki değil ki. | Open Subtitles | لا، هذه ليست علاقة حب |
Onu yazdığın zamanlarda sırılsıklam âşık olmalısın. | Open Subtitles | من المؤكد انك كنت على علاقة حب قوية عندما كتبت ذلك الكتاب |
Belki, delicesine âşık olmak olabilir. | Open Subtitles | - يجب عليكِ الحصول على هدف - ربما الحصول على علاقة حب كبيرة |
Buraya taşınma nedeninden bahsediyordu ve bir ilişkiden nasıl kurtulduğunu anlattı ve ben de anlattım. | Open Subtitles | لقد كان يتحدث عن سبب انتقاله الى هنا و كيف أنه خارجاً لتوه من علاقة حب فقلت له و أنا أيضاً |
Bence bir ilişkiden daha fazlasını beklemek adilce. | Open Subtitles | أعتقد أنه من العدل أن تتوقعين أكثر من ذلك في من علاقة حب. |