| İkimizi korumanın tek yolunun bu olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | فقد علمتُ أنها الطريقه الوحيدة لحماية كلانا |
| Merkezden birinin bunu farketmesinin an meselesi olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | علمتُ أنها مسألة وقت... قبل أن أصطدم بشخص ما من المركز |
| İyi olduğunu biliyordum! Rahibe Hame! Şunu sıkı sıkı tut. | Open Subtitles | علمتُ أنها جيدة يا نوفيس هايم, ثبتي هذه |
| Ellerindeki tek şeyi o olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | علمتُ أنها كانت كل ما يمتلكونه |
| Şu evrak çantası. Bir bela olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | تلك الحقيبة علمتُ أنها ستتسبّب بمشاكل |
| Bunun berbat bir fikir olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | علمتُ أنها كانت فكرةً فظيعة |
| Gördün mü, gerçek olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | أترين ؟ لقد علمتُ أنها حقيقية |