| Şöhretimi kaldıramadığınızın farkındaydım, kıskandığınızı biliyordum. | Open Subtitles | أتعلمون شيئا؟ أعلم أنكم لم تتمكنوا من التعامل مع شهرتي علمت أنكم تشعرون بالغيرة |
| Bu zamanın geleceğini biliyordum. Er ya da geç gelecektiniz. | Open Subtitles | علمت أنّها كانت مسألة وقت فحسب علمت أنكم ستأتون عاجلا أم آجلا |
| L er ya da geç ortaya biliyordum. | Open Subtitles | علمت أنكم ستظهرون عاجلاً أم آجلاً |
| Onu arkada bırakma konusunda ciddi olmadığınızı biliyordum. | Open Subtitles | علمت أنكم لم تكونوا جادّين حيال تركها. |
| Benimle dalga geçeceğinizi biliyordum. | Open Subtitles | لقد علمت أنكم ستسخرون منى |
| Ben değil mi biliyordum. | Open Subtitles | لقد علمت أنكم لن تفعلوا هذا |
| - Geleceğinizi biliyordum. | Open Subtitles | علمت أنكم ستأتون يا أصحاب |
| Yalan söylediğinizi biliyordum. T | Open Subtitles | علمت أنكم كنتم تكذبون |
| Alay edeceğinizi biliyordum. Şöyle oldu. | Open Subtitles | لقد علمت أنكم ستسخرون منى |
| biliyordum. | Open Subtitles | علمت أنكم ستفعلون. |
| Burada olmayacağını biliyordum. | Open Subtitles | علمت أنكم لن تكونوا هنا |
| Beni suçlayacağınızı biliyordum. | Open Subtitles | علمت أنكم ستتهمونني. |
| Siz... Gönüllü olmadığınızı biliyordum. | Open Subtitles | أنتم، علمت أنكم لستم متطوعين. |
| Siz salakların 2017'den buraya geri geleceğini biliyordum. | Open Subtitles | {\pos(190,220)}علمت أنكم أيها البلهاء ستعودون من عام 2017. |