| Burada başka bir örnek, robot merdivenden çıkarken Eric onu çekiyor. | TED | وهنا مثال آخر، يقوم إريك بسحب الآلي بينما يصعد هو على السلم. |
| İki sıra merdivenden aşağı itildim, takside köpek saldırısına uğradım. | Open Subtitles | ماذا حدث؟ دفعت على السلم لدورين وهوجمت بوحشية من كلب في تاكسي |
| Tamam, Neil, şimdi seni merdivenden aşağı inerken görüyoruz. | Open Subtitles | يمكننا أن نراك يا نيل تهبط على السلم الآن |
| Ayine dans ederek geliyor merdivende ıslık çalıyor | Open Subtitles | إنها ترقص في طريقها إلى القداس و تصفر على السلم |
| Alarmı merdivende halledebilirim. Uçağa binmeme gerek yok. | Open Subtitles | يمكنني ضبط الدائرة الكهربية على السلم لا حاجة لي لدخول الطائرة |
| Ayrıca sahip olduğu bir geyiğin de sarhoşken Merdivenlerden düşüp öldüğüne inanılır. | Open Subtitles | كما أنه كان يحتفظ بغزال سقط من على السلم و مات مخمورا |
| Merdiven korkuluğunda bulduğumuz kan tam buraya kadar devam eden biz iz oluşturmuştu. | Open Subtitles | .. والدم الذي وجدناه على السلم بدا فعليا وكأنه مسار جاء من هنا |
| Gitmek için tereddüt ediyorduk ama merdivenlerde yaptık. | Open Subtitles | تردد سواء أن يترك، نحن عملنا هو على السلم. |
| Kadın, 36, merdivenden düşmüş. | Open Subtitles | امرأة تبلغ من العمر 36 عاما، سقط من على السلم. |
| merdivenden falan düşmedim, bayılıp kalmadım. | Open Subtitles | أنا لم تسقط من على السلم , لم أكن الانهيار |
| Mesele ile ilgilenirdi, ve bu onu merdivenden aşağı çekerek olmazdı. | Open Subtitles | كان من الممكن أن يعالج الأمر هكذا و ليس بجذبها من على السلم |
| Benimle konuşmak için diğer yürüyen merdivenden atladıktan sonra söyledi... | Open Subtitles | .. لا .. هي أخبرتني بذلك عندما قفزت على السلم الكهربائي .. محاولة أن تكلمـ |
| Seni şimdi merdivenden alaşağı ederim. Kendine gel. | Open Subtitles | .سأنزلك من على السلم خلال دقيقة تصرف جيداً |
| Yangın yok ancak 2,5 luğu merdivenden deliğe sokalım. | Open Subtitles | لا توجد نيران لكن لنلقي الخرطوم بداخل الفتحة من على السلم |
| merdivenden düştüğün zaman ikisini bağlayan ligament yırtılmış. | Open Subtitles | نعم,عندما سقطت من على السلم مزقة الرابط الواصل بينهما |
| Ah, şey, kalkınma heykelini merdivende çıkardım ben. | Open Subtitles | حسناً, لقد انتزعتها منكِ أثناء صعودنا على السلم |
| Ah, şey, kalkınma heykelini merdivende çıkardım ben. | Open Subtitles | حسناً, لقد انتزعتها منكِ أثناء صعودنا على السلم |
| Muhtemelen sabaha kadar bekleyecek ondan sonra da "Yaşıyorum sevgilim" şarkısını söyleyerek Merdivenlerden aşağı inecek. | Open Subtitles | على الأرجح ينتظر حتى الصباح ثم سينزل راقصاً على السلم مغنياً إنني أستسلم يا عزيزي |
| Ama şu bir ay içinde bulamazsanız, Merdivenlerden çıkıp salona gecerken kokusunu alabilirsiniz. | Open Subtitles | اذا لم تجده في هذا الشهر اصعد على السلم الى الردهة |
| Muhtemelen Merdivenlerden çıktığını duydu ve bunları attı. | Open Subtitles | سمعتك من المحتمل على السلم وتخلّص من هذه المادة |
| Merdiven, işin bitti. Araca git. | Open Subtitles | المتمركز على السلم , تمت مهمتك اذهب إلى النقل |
| Duşta garip bir el ve merdivenlerde de korkunç bir şey vardı. | Open Subtitles | وبعد ذلك رأيت تلك اليد الغريبه عندما كنت أخذ دشا ثم ذلك الشيىء الفظيع على السلم |