| Deniz iguanaları gibi onlar da gereken enerjiyi sıcak kayaların üzerinde güneşlenerek edinir. | Open Subtitles | إنهم مثل الإيجـوانات البحـريه يحصلون تقريباً على ما يحتاجونه بالتشمّس على الصخور الدافئه |
| kayaların üzerinde hiç izlerini bulamadık. | Open Subtitles | .لم نعثر على أي أثر لهم على الصخور .اممم |
| Kayaların üzerine inin! | Open Subtitles | الأرض على الصخور. |
| Ve bir sonraki gün ben bahçenin sonundaki Kayaların altında duruyorken, uçurumdan bir kaya kopuverdi. | Open Subtitles | و في اليوم التالي هبطت صخرة كبيرة من على المنحدر في نهاية الحديقة عندما كنت على الصخور في الأسفل |
| Pürüzlü bir dil, kayaların üzerindeki algleri kolaylıkla sökebilir. | Open Subtitles | وبلسان ذو صوت خشن يكشط الطحالب من على الصخور أينما وجدت |
| 'Deniz çark etti ve tuzdan kelepçelerini pek çok dalganın öldüğü keskin kayalıklara savurdu. ' | Open Subtitles | "البحر يتحول ويهز قيود الملح" "على الصخور الحادة التي قتلت عليها الكثير من الأمواج" |
| Saçmalık. Kampları bok götürür. kayaların üzerinde uyursun. | Open Subtitles | مواقع التخييم قذرة و أنا لا أحب ان أنام على الصخور |
| O zaman kayaların üzerinde belirirler ve güneşlenirler. | Open Subtitles | ومن ثم يتمددوا على الصخور يمتصوا الشمس. مثلي. |
| kayaların üzerinde güneşlenmeleri ya da plajda tuhaf bir şekilde badi badi yürümeleriyle bu hareketsiz memelileri deniz aslanlarından çok ev kedileri olarak görmek daha kolay. | TED | عند تشمسها على الصخور أو زحفها بغرابة على الشاطئ، يسهل التفكير في هذه الثدييات شحيحة الحركة باعتبارها قطط البحر المستأنسة، بدلًا من أسود البحر. |
| - Bizi kayaların üzerinde izleyemezler. | Open Subtitles | لا يمكنهما إقتفاء أثرنا على الصخور |
| Ama aslında, Oregon açıklarında bir yerde ateş açtığı şey bir kütük çıktı ve sualtı bombalarının çoğunu denizin altındaki Kayaların üzerine attı. | Open Subtitles | كان قد أطلق النار بقرب ساحل (اوريجون) على ما تبيّن أنه لوح خشبىّ. وألقى مُعظم مُتفجراته على الصخور المغناطيسية تحت الأعماق. |
| Ve bir sonraki gün ben bahçenin sonundaki Kayaların altında duruyorken, uçurumdan bir kaya kopuverdi. | Open Subtitles | و في اليوم التالي هبطت صخرة كبيرة من على المنحدر في نهاية الحديقة عندما كنت على الصخور في الأسفل |
| Kayaların altında da, deliklerde şurda burda... | Open Subtitles | على الصخور وبالحفر التى بالأرض |
| Kayaların altında da, deliklerde şurda burda... | Open Subtitles | على الصخور وبالحفر التي بالأرض |
| Artık yalnızca kayaların üzerindeki resimlerden ibaretler. | Open Subtitles | الآن إنّهم مجرد صور على الصخور. |
| Keskin yüksek kayalıklara tırmanışını izledim. | Open Subtitles | شاهدت لك التسلق على الصخور الحادة. |