| Kara duldan bir kart geldi. | Open Subtitles | حصلت على بطاقة بريدية من الأرملة السوداء |
| Kredi kartım ve sahte kimliğim var. Bir bacardi ve erkek istiyorum. | Open Subtitles | حصلت على بطاقة ائتمانية مزيفة الهوية , احتاج مشروب و شاب |
| Sosyal Güvenlik kartını aldın mı? | Open Subtitles | هل حصلت على بطاقة الضمان الاجتماعي الخاصة بك؟ |
| Karısı çok para harcıyormuş. Kredi kartlarını doldurmuş. | Open Subtitles | كانت زوجته إمرأة مبذرة ووصلت الحد الأعلى على بطاقة الإعتماد |
| Şimdi, kendinize bir sosyal güvenlik kartı alın, kayıtlarınız olsun. Bir araba alın. | Open Subtitles | الآن، احصل لنفسك على بطاقة إجتماعية، واحصل على رصيد واشترِ لنفسك سيارة. |
| Tanrı aşkına, kimlik kartına benim resmimi bile koyabilirsin. | Open Subtitles | بحق الله، يمكنكَ أن تضع إسمي على بطاقة هويتكَ |
| Şimdi, ikinci hafıza kartında diğer dosya var. | Open Subtitles | الآن، على بطاقة الذاكرة الثانية ملف آخر. |
| 5000 dolara yeni bir Sosyal güvenlik kartı ve yepyeni parmak izleri ayarlayabilirim. | Open Subtitles | 5دولارات، وسأحصل لكَ على بطاقة هويّة جديدة، وبصمات جديدة. |
| Bak, Jake neden bana bir çek yazıp küpeleri kredi kartımla benim ödememe izin vermiyorsun? | Open Subtitles | انظر جاك لماذا لا تكتب الى شيك بالمبلغ وتدعنى اشترى القيراط على بطاقة ائتمانى الخاصة |
| Khadija kimlik kartı için sekiz sene uğraştı ve başarısız oldu. | TED | حاولت خديجة الحصول على بطاقة هوية مرارًا وتكرارًا لمدة 8 سنوات، بدون نجاح. |
| - Umarım ben de teşekkür edeceğim hafıza kartındaki çalışmalarınıza, Dedektif Frost. | Open Subtitles | أتمنى أنني على وشك أن أشكرك على عملك على بطاقة الذاكرة أيها المحقق فروست |
| Bu yıl kara cumaya denk geliyor, yani herhalde kimseden bir kart bile almam. Herkes alışveriş yapmakla meşgul. | Open Subtitles | عيد ميلادي يصادف يوم الجمعة مما يعني أنني لن أحصل على بطاقة معايدة فالجميع يتسوقون |
| Bu yıl sana kesinlikle bir kart göndereceğim. | Open Subtitles | أنا بالتأكيد سوف أحصل لك على بطاقة يوم ميلاد هذه السنة |
| Peki ya beklerken elinizde çok nadir bir kart olsaydı? | Open Subtitles | ماذا لو حصلت على بطاقة شديدة النُدرة أثناء انتظارك؟ |
| Nerede benim yeşil kartım? | Open Subtitles | علي الحصول على بطاقة إثبات الشخصية الخاصة بي. |
| Evet, Sıçış Takımı. Üyelik kartım buralarda bir yerdeydi. | Open Subtitles | صحيح فريق اللعنة نعم، حَصلتُ على بطاقة عضويةِ هنا في مكان ما. |
| Yılbaşı kartını alıp almadığımızı merak etmiş de. | Open Subtitles | أراد أن يعلم إن حصلنا على بطاقة العيد التى أرسلها. |
| Aklıma gelmişken, şu doğum günü kartını verir misin? | Open Subtitles | بالمناسبة, هل حصلت على بطاقة عيد الميلاد؟ |
| Onların işine yarayan tek şey, noel kartlarını güzelleştirmemdi. | Open Subtitles | أنا فقط بَدوتُ في حالة جيّدة على بطاقة أعياد ميلادِهم. |
| İçinizden bu tarot kartlarını hatırlayanınız var mı? | Open Subtitles | هل يتعرّف أيّ منكما على بطاقة التنجيم هذه؟ |
| Yeni bir sosyal güvenlik kartı istiyorsanız doğum belgenize ihtiyacınız olacak. | Open Subtitles | تحتاج لطلب تحقيق في شهادة ميلادك إذا أردت ان تحصل على بطاقة ضمان جديدة. |
| Birkaç hafta sonraki 40. doğumgününde, tebrik kartına bunu yazacağım kesin. | Open Subtitles | أنا ساتاكد من وضع ذلك على بطاقة عيدِ ميلادك الأربعونِ في خلال إسبوعين. |
| Sim kartında da fazla bir şey yok. | Open Subtitles | ليس هنالك الكثير من المعلومات على بطاقة الهاتف |
| Böylece sosyal güvenlik kartı ve servisi alabilirim. | Open Subtitles | من أجل الحصول على بطاقة ضمان اجتماعي واحصل على الخدمات. |
| Evet, bırakın. Kredi kartımla ödedim. Size iyi bir bahşiş de bıraktım. | Open Subtitles | نعم ، افعل ذلك ، لقد وضعت ثمنه على بطاقة ائتماني ولقد خصصت لك بقشيشاً جيداً |
| Tamam, Greenbaum Akıllı Alışveriş kartı için başvuru formu. | Open Subtitles | حسنا، هو تطبيق للحصول على بطاقة غرينباوم الذكية المتسوق. |
| Bunlar banka kartındaki harcamalar mı? Evet. | Open Subtitles | ذلك فان هذه هي جميع التهم على بطاقة الخصم له؟ |