| Sadece o ve yardımcı pilot oradaydı. Yardımcı pilota güveniyorum . | Open Subtitles | لم يعد لدي سوى السائق وإنني على ثقة في مساعد الطيار. |
| Olayların düzgün gittiğine güveniyorum, Bayan Taylor? | Open Subtitles | أنا على ثقة تعمل الأشياء بسلاسة، الآنسة تايلور؟ |
| O yüzden kendisine özel muamele yapacağına güveniyorum. | Open Subtitles | لذلك أنا على ثقة من أنكم سوف يعطيه معاملة كبار الشخصيات. |
| Şey, Konsolosluk içinde biz kendi güvenliğimizden eminiz, Komiser. | Open Subtitles | حسناً نحن على ثقة بأمننا الشخصي داخل محيط المفوضية |
| Kredi için bir çiftçi bankaya güven vermesi gerekir, eğer başarırsa, banka ona para verecektir. | TED | للقرض، يحتاج المزارع أن يحصل على ثقة البنك وإن نجح، سوف يدفع له البنك المال |
| Peki, nasıl beyaz bayan bir polis, siyah bir çocuğun güvenini kazandı? | Open Subtitles | وكيف شرطية بيضاء أنثى تحصل على ثقة فتى أسود من المنطقة ؟ |
| Bu sorgulama ne kadar zorlu olursa olsun, eminim ki mahkum bütün sorulara cevap verebilecek durumda. | Open Subtitles | إنني على ثقة بأن قد لا يهم كيف يكون هذا البحث فاٍن السجين لن يتحمله |
| Sen dürüst bir insansın ve ben de sana güveniyorum ama veremem. | Open Subtitles | أنت رجل صادق وإنني على ثقة لك، لكن لا أستطيع. |
| Fark şu ki, ben iç güdülerime güveniyorum Ve o da bana bunun futbolla ilgili olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | الفرق هو ، وأنا على ثقة الشجاعة بلدي ، وأنهم يقولون لي كان هذا عن كرة القدم. |
| Sonra eğitimimin gerisini halledeceğine güveniyorum. | Open Subtitles | و بعد ذلك أنا على ثقة أن تدريبى سوف يمكننى من النجاح بالأمر و هل ينجح هذا ؟ |
| Thomas, yaşadıklarımızdan sonra böyle iğrenç bir yalanın başına ne gibi işler açacağını bilecek kadar zeki olduğun konusunda sana güveniyorum. | Open Subtitles | توماس , وبعد كل ما انتقلنا عن طريق , وأنا على ثقة أنك من الحكمة يكفي أن نعرف الخطيرة |
| Size güveniyorum. Kendisini en iyi şekilde ağırlayacaksınız. | Open Subtitles | وأنا على ثقة أنكم سوف تقدمون له استقبال تاريخي.. |
| -Flack'e güveniyorum. | Open Subtitles | أنا على ثقة فلاك عملت المخدرات لمدة سبع سنوات |
| Size güveniyorum. | Open Subtitles | وإنني على ثقة ان لديكم خبرة في التيار الكهربائي |
| Herkesin ödevini yaptığına güveniyorum. | Open Subtitles | حسنا، أنا على ثقة من أن كل واحد منكم ومتخفيين جيدا |
| Sana güveniyorum, cevabını bilmediğim sorular sorma bana. | Open Subtitles | وأنا على ثقة أنك لن تسألني سؤال لا أستطيع الإجابة عليه |
| Bunun henüz olmadığına oldukça eminiz. | Open Subtitles | . إننا على ثقة تامة بأنه هذا لم يحدث بعد |
| O zaman doğru şirketi bulduk, doğru şirketi bulduğumuzdan eminiz, değil mi? | Open Subtitles | وجداً الشخص المناسب ونحن على ثقة أنه الشخص المناسب لنا |
| Bu güveni tekrar inşa etmek için tasarlamakla, güven dolu ilişkilerle alakalı. | TED | إنّما كيف تصمّم و تعيد بناء الثّقة العلاقات المبنيّة على ثقة |
| Hayır, yöneticiler kapatmanın turistlerin güvenini sarsabileceğini düşünüyor. | Open Subtitles | كلا، لقد يشعر المشرفون أن ذلك سيؤثر على ثقة السائح |
| Eğer ben, baş marangozum ve siz uzman marangozlar bu projeye odaklanırsak, eminim ki binayı istediğiniz tarihe yetiştirebiliriz. | Open Subtitles | أنا، وبقية النجارين الخبراء، سنركز على هذا المشروع.. أنا على ثقة من أننا سننفذه قبل الموعد الذي يريدونه.. |
| Sloane bana güveniyor. Ama son zamanlarda pek bilgi vermiyor. | Open Subtitles | كنت قد حصلت على ثقة سلونى,ولكن مؤخرا لم اكن على علم كبير. |