| Ve tıbbi görüntüleme insan vücudunun içine bakıp bu hücrelerin herbirine ayrı ayrı gerçekten bakabilme noktasına doğru ilerliyor. | TED | و أعتقد أن ما يتجه إليه التصوير الطبي هو القدرة على النظر إلى الجسم البشري و رؤية كل من تلك الخلايا على حدة. |
| İkisini de ayrı ayrı tanımlamak, birbirlerini nasıl etkilediklerini ve sonunda neden iyi haberler olabileceğini belirtmek istiyorum. | TED | وما أريد إخباركم عنه هو كل من التغييرين على حدة ومن ثم أخبركم كيف يتفاعلان ولمَّ، بالنهاية، قد توجد أخبار جيدة. |
| Sıkı bir savunma uyguladık, uzaylılara teker teker saldırdık ve zafer kazandık. | Open Subtitles | لقد دافعنا بضراوة ،قتلنا كل مخلوق على حدة ثم أجهزنا على كبيرهم |
| Ama hakkm da teslim edin, teker teker gelsinler. | Open Subtitles | لكن من العدل ، أَنْ يَكُونَ كل واحد على حدة. |
| Ayakların ayrık dursun. Saat on. | Open Subtitles | إسترخي ودع أقدامك على حدة ثم |
| Sonra sırayla peşimize düşecek ardından da Amthor'u haklayacaktın. | Open Subtitles | وعندها يمكنك التعامل معنا, كلا على حدة ثم تحصلين على امثور لاحقا |
| Hepsi ölene kadar onları birer birer avladığını. | Open Subtitles | يتحدث إليهم يصطادهم كلٍ على حدة حتى مات الجميع |
| O kopyalar nasıl yaptınız? Hepsini ayrı ayrı tutuyorlar. | Open Subtitles | من أين حصلت عليهم، هم محفظون كلٌ على حدة |
| ayrı ayrı takılıp neler yaşayacağımıza bakacağız. | Open Subtitles | سنخلط على حدة لنرى ما يمكننا تجربته بأمان |
| Doktor bizimle görüşmek istiyor ayrı ayrı, tabii ki. | Open Subtitles | الطبيبةتحتاجللتحدثمعنا، كل على حدة ، طبعاً |
| Hepinize teker teker... söylediğim şeyi şimdi tekrar etmek istiyorum. | Open Subtitles | نفس الكلام الذي قلته لكل واحدٍ منكم على حدة |
| Bu ofisteki herkese emirlerimi teker teker tekrarlamayacağım. | Open Subtitles | لن أكرر أوامري لكل فرد بهذا المكتب على حدة رجالي لن يقوموا بتعقب هذا الفيل الأبيض |
| - Sizi en son o zaman gördüm. - İpuçları teker teker geliyor. | Open Subtitles | ــ ولم أركما بعد ذلك ــ أطلعني على كل دليل على حدة |
| Oturma odasına geçin, hepinizi sırayla sorgulayacağım. | Open Subtitles | اذهبوا إلى غرفة الجلوس سأستوجب كل واحد منكم على حدة |
| Hepsini sırayla ele alalım. | TED | دعونا نتناول كلّ واحدة منهم على حدة. |
| Tamam, her bölgeden sırayla geçeceksiniz. | Open Subtitles | حسناً ، يجب أن تأخذي كل منطقة على حدة |
| Köylüleri birer birer iyileştirip, dünyayı kurtarırsın. | Open Subtitles | -إنقاذ العالم ، بكل مزارع على حدة |
| birer birer. | Open Subtitles | كل طابق على حدة |