| Kredi kartı makbuzları konusunda haklı çıktın. | Open Subtitles | أوه، وأنت كنت على حق حول إيصالات بطاقة الإئتمان. |
| Ama Jimmy Belmont konusunda haklı olabilirsin. | Open Subtitles | ولكن قد يكون على حق حول جيمي بلمونت. |
| Anlaşılan Samantha, Wright konusunda haklıydı. | Open Subtitles | تبين أنها كانت على حق حول رايت. |
| İddiaya girerim ki, baştan beri babam Dr. Ted konusunda haklıydı. | Open Subtitles | "اراهن أن والدي كان على حق حول الدكتور (تيد) طوال الوقت". |
| Ganymede'deki şey hakkında haklıydın. | Open Subtitles | كنت على حق حول هذا الشيء على غانيميد، سيدتي |
| Düşes konusunda haklıymışsın, kaza değilmiş. | Open Subtitles | كنت على حق حول الدوقة لم يكن حادثا |
| Kırmızı Ara konusunda haklıymışsınız. Bulmak çok zor. | Open Subtitles | سيدي، أنت على حق حول الببغاء القرمزي من الصعب جدا العثور عليها |
| Bir şey konusunda haklı olmalısın. | Open Subtitles | يجب أن تكون على حق حول شيء واحد. |
| Math, Ryan konusunda haklı. | Open Subtitles | ماث على حق حول رايان |
| Yatak konusunda haklıydı ama. | Open Subtitles | كان على حق حول الحُجر ، بالرغم من ذلك. |
| Kruse kopyacı konusunda haklıydı. | Open Subtitles | كان (كروز) على حق حول القاتل المقلد |
| Fakat Osterberg ile ilişkisi hakkında haklıydın. | Open Subtitles | ولكن كنتِ على حق حول صلته بـ (اوستربيرج). |
| Emily hakkında haklıydın. | Open Subtitles | كنت على حق حول اميلي |
| Meğerse Usame bin Ladin konusunda haklıymışsın. | Open Subtitles | اتضح انك كنتِ على حق حول (ابن لادن) |
| Blaise-Hamilton cinayeti konusunda haklıymışsınız. | Open Subtitles | كنت على حق حول جرائم قتل بليز |