| Belki bu konuşan hinti din bilgini Haklı. Yeni bir hayata başlarsınız. | TED | ربما يكون هذا المعلم على حق. لقد بدأت حياتك الجديدة. |
| Evet, Haklı olduğunu düşünüyorum. Beklenen herşeyi yaptın. | Open Subtitles | أفترض أنك على حق لقد فعلت كل شئ كان لا يمكن توقعه |
| Yani Eddie'nin Haklı olduğunu söyleyebiliriz şeytan gerçekten onun tenini korumuş, sadece tamamını korumamış. | Open Subtitles | لذلك من الممكن ان تقول ان ايدى كان على حق لقد انقذ الشيطان جلده ولكن ليس الجلد كله |
| Haklısın, geçen kış her yerde vardı. | Open Subtitles | انت على حق, لقد كانت في كل مكان في فصل الشتاء الماضي |
| Haklısın, sabah düzenleme yapmıştık. | Open Subtitles | أنتِ على حق . لقد غيّرنا سلفاً جدول الزيارات |
| Haklısın bir anda patladım bunu yapmamalıydım. | Open Subtitles | أنت على حق. لقد إنفجرت بالغضب، ولم يجب أن أفعل ذلك. |
| Haklı, tüm öfkemi bu kitaba akıttım. | Open Subtitles | لقد كان على حق لقد صببت غضبي كله في ذلك الكتاب |
| Haklı olduğun anlamına gelmez. | Open Subtitles | لا يعني أنك على حق لقد توقعت وقوف بالقلب |
| Muhtemelen Haklı. Ben de aynı şeyi yapıyorum. | Open Subtitles | انت ستذهب للجحيم ربما كانت على حق لقد فعلت الشيء ذاته |
| Haklı. Mac'in ahret sorusunu araştıracaktım. | Open Subtitles | هو على حق لقد كنت سأبحث في قوقل عن سؤال ماك حول الجحيم |
| - Teal'c Haklı. O bu tuzakları, değersiz olanları elemek için hazırladı. | Open Subtitles | تيلك * على حق لقد نصبت هذا الفخِّ للتَخَلُّص * من أولئك الذين تَعتبرُهم لا يستحقون |
| Sadist. Jerrie Haklı. Bayılmıştın. | Open Subtitles | أنها على حق , لقد أحببته كثيرا |
| Haklı, o taraftan gitti. | Open Subtitles | إنها على حق لقد سار في هذا الاتجاة |
| Haklısın sanırım. Sadece bir fikirdi. | Open Subtitles | . أعتقد أنك على حق لقد كانت مجرد فكرة |
| Umarım Haklısın. Bu şans Tanrı vergisi. | Open Subtitles | أعتقد أنت على حق لقد وهبني الله الحظ |
| - Haklısın. Tekrar yaptı. - Ne zaman? | Open Subtitles | أنت على حق , لقد حدث ثانيهً أين ؟ |
| Haklısın. Uzun zamandır sana miyavlayan da yok. | Open Subtitles | أنت على حق,لقد مر وقت طويل منذ أن حصلت على أي "مواء" |
| Haklısın, dans ettim. Ama iyi değildi. | Open Subtitles | أنت على حق لقد فعلت ولكن لم أرقص جيدا |
| Diyelim ki Haklısın, bir şey yaptılar. | Open Subtitles | فلنقل أنك على حق لقد فعلوا شيئا لها. |
| Belki de dediğinde Haklısın. | Open Subtitles | قد تكونين على حق لقد قالت في وقت سابق |