| Sırf birkaç at çalıp birkaç banka soydun diye. | Open Subtitles | من أجل سرقة بعض خيول والسطو على عدد قليل من البنوك. |
| - İyi geçirebileceğim birkaç yılım daha kaldı. | Open Subtitles | من أنا قد حصلت على عدد قليل من السنوات الجيدة نقاط. |
| En azından, şimdi birkaç sözcük çıkarabiliyorum. | Open Subtitles | على الأقل ، يمكنني أن أتعرف على عدد قليل من الكلمات الآن |
| Fahişelikten hoşlanıyorsan belki önce birkaç tane hallet sonra başka bir şeye geç. | Open Subtitles | إذا كنت داخل الدعارة ربما تحصل على عدد قليل منهم في ظل قيادتك ثم تنتقل على شئ اخر |
| Böylece, onu bir kaç domuzda denediler, ve domuzlardan hiç biri ölmedi. | TED | لذلك، جربوا ذلك على عدد قليل من الخنازير، و لم يمت أحدها. |
| Çünkü sana söylemeliyim ki bir kaç kez fırsatım oldu. | Open Subtitles | لأن دعني أخبرك، لقد حصلت على عدد قليل من الفرص. |
| Bu Cumartesi bayiye gelip birkaç top falan imzalarsın diyordum. | Open Subtitles | لذلك كنت افكر في صفقه التوقيع على عدد قليل من الكرات أو اي شيء يوم السبت. |
| Hatırlamazsın ama sen epey küçükken birkaç aramasına yanıt vermiştim. | Open Subtitles | لن تتذكري هذا، و لكنّي قمتُ بالرد على عدد قليل من المكالمات عندما كنتِ صغيرة للغاية |
| Zıt Flash'ı ararken, böyle birkaç davaya denk geldim. | Open Subtitles | أنا تعثرت على عدد قليل من هذه الحالات عندما كنا نبحث للفلاش عكس الاتجاه، و |
| Evet, birkaç eşya aldıktan sonra beni bir hafta daha görmeyeceksiniz. | Open Subtitles | نعم، حسنا، بعد أن الاستيلاء على عدد قليل من الأشياء بلدي، فإنك لن تراني لمدة أسبوع آخر. |
| Dışarı çıkıp beş kişiye hayatlarını birkaç hafta daha uzatma şansları olduğunu söyleyeceğim. | Open Subtitles | يجب أن أذهب الى هناك ونقول خمسة أشخاص لديهم النار على عدد قليل من أكثر أسابيع من الحياة. |
| birkaç filmde Bruce Willis'in dublörüydüm. | Open Subtitles | أنا تضاعف بروس ويليس على عدد قليل من الأفلام. |
| Peki nasıl birkaç isim bildirmek terörist saldırısına dönüştü? | Open Subtitles | لذلك، كيف يمر على عدد قليل من الأسماء يتحول الى هجوم ارهابي؟ |
| Jenipher telefonunda birkaç soruyu yanıtladı ve bize cihazındaki bazı önemli verilere erişim izni verdi. | TED | جاوبت "جنيفر" على عدد قليل من الأسئلة من خلال هاتفها وسمحت لنا بالكشف عن بعض المعلومات المهمة في هاتفها. |
| birkaç iş bulabileceğini de söyledi. | Open Subtitles | وقالت انها تعتقد هل يمكن الخروج على عدد قليل من الوظائف . |
| 7güzel yoğun birkaç işi hallettim, ve bebk odası için bir şeyler aldım bebeği şimdiden şımartıyoruz öyle olsa iyi olur güzel değil demiştin öyle mi? | Open Subtitles | - جيد. مشغول. ركضت بعض المهمات، وحصلت على عدد قليل من الأشياء للحضانة. |
| birkaç bir şeyle eğlendik. | Open Subtitles | ذهبنا على عدد قليل من ركوب الخيل. |
| Flash'ın Tersi'ni ararken, ...hırsızların bariz bir şekilde yüksek hızda hareket ettiği birkaç davaya rastladım. | Open Subtitles | أنا تعثرت على عدد قليل من هذه الحالات عندما كنا نبحث للفلاش عكس الاتجاه، و السرقات التي كانت على ما يبدو ارتكبت بسرعة عالية... |
| Biliyorsunuz, eger şu bir kaç kırığı yakalarsak, hepimiz, akşam uçağıyla evlerimize yollanabiliriz | Open Subtitles | تعلمون، ونحن القبض على عدد قليل فواصل، يمكننا جميعا أن نكون برأسه على متن طائرة بحلول منتصف الليل. |
| Herhangi bir hükümet karşıtı deli... bir kaç varil gübre alıp... federal bir binayı havaya uçurabilir. | Open Subtitles | أي مناهضة للحكومة مخبول يمكنه الحصول على عدد قليل من براميل الأسمدة وتفجير مبنى اتحادي. |