| Bu cadı avları asırlarca ve kıtalar boyu tek tük olduğundan kendi özellerinde oldukça değişik olabiliyordu. | TED | ولأنّ مطاردات الساحرات هذه حدثت بشكلٍ فرديّ على مرّ القرون والقارّات تنوّعت التفاصيل بشكلٍ كبير. |
| Parmağındaki o küçük yarayı biliyorum... ama biz de yıllar boyu birkaç yara aldık. | Open Subtitles | و أعرف أن لديط تلك الندبة على إبهامك لكن نصيب بالندبات على مرّ الأيام في عمرنا |
| Yıllar geçtikçe, sahip olacağımızı düşündüğüm aileye yer açmak için üst katları almaya devam ettim. | Open Subtitles | على مرّ السنين، لم أنفك عن شراء الطوابق الأعلى منّي حتّى أوفّر غرف للعائلة التي سأحضى بها |
| Yıllar geçtikçe, ölümün bir öğrencisi olduğum söylenebilir. | Open Subtitles | على مرّ السنين يمكنكم أن تقولوا أنّي أصبحتُ تلميذاً للموت |
| Ya sana gelmiş geçmiş en büyük aşk hikayesini anlatırsam? | Open Subtitles | ماذا لو قََصصتُ عليكِ أعظم قصص الحُبْ على مرّ العصور؟ |
| Şüphesiz ki ikimiz de gelmiş geçmiş en güçlü, en kurnaz, en yakışıklı vampirleriz. | Open Subtitles | برغم أنّنا مصّاصا الدماء الأمكر والأقوى والأوسم على مرّ الأزمنة |
| Yani 300 yılı aşkın bir süre boyunca insanlar merdivenlerden pizza çıkarmıştır. | Open Subtitles | هذا يعني أنه على مرّ 300 سنة الناس حملوا البيتزا للأدوار العلية |
| Yani 300 yılı aşkın bir süre boyunca insanlar merdivenlerden pizza çıkarmıştır. | Open Subtitles | هذا يعني أنه على مرّ 300 سنة الناس حملوا البيتزا للأدوار العلية |
| Yıllar boyu, ona o kadar çok yalan söyledim ki yarısını ben bile unuttum. | Open Subtitles | اللامبالاة. أخبرتُها كمّاً كبيراً من الأكاذيب على مرّ السنين، لدرجة أنّي لمْ أعد أتذكّر نصفهم. |
| Yıllar boyu onca isim değiştirdim ama hâlâ ilkini tercih ediyorum. | Open Subtitles | كلّ تلك الأسماء التي تقلّدتها على مرّ السنين، وما زلت أفضّل الأوّل. |
| Yıllar boyu bir sürü şey. | Open Subtitles | العديد من الأشياء على مرّ السنين. |
| Ancak yıllar geçtikçe, babanı sevmeyi öğrendim. | Open Subtitles | لكن على مرّ السنوات أحببت والدك جداً |
| Aslına bakarsan, 12 yaşındayken gece entarin uzunluğunda bir listem vardı ama görünen o ki yıllar geçtikçe biraz ilgimi yitirmişim. | Open Subtitles | كانت لديّ بالتأكيد قائمة طويلة بطول قميص نومك ، عندما كنتُ في الثانية عشرة من عُمري ، لكن يبدو أني فقدتُ بعض الفضول على مرّ السنين |
| Yıllar geçtikçe rüşvete bulaştı. | Open Subtitles | أصبح فاسداً جداً على مرّ السنين |
| Henüz geleceğe gitmedim ama gelmiş geçmiş en iyi cerrah olabilirim. | Open Subtitles | لم أذهب إلى المستقبل بعد لكنّي قد أكون أفضل جراح على مرّ الزمن! |
| Jack hayatta her şeyden çok gelmiş geçmiş en ünlü sihirbaz olmak istedi. | Open Subtitles | أكثر من أيّ شيء في حياته، (جاك) أراد أن يكون أشهر ساحر على مرّ الأزمان |
| Jack hayatta her şeyden çok gelmiş geçmiş en ünlü sihirbaz olmak istedi. | Open Subtitles | أكثر من أيّ شيء في حياته، (جاك) أراد أن يكون أشهر ساحر على مرّ الأزمان |
| Savaştığım onca yıl boyunca hiç böyle bir şey görmemiştim. | Open Subtitles | على مرّ سنوات من القتال لم أشهد قطّ قتالًا كهذا |
| İki kış boyunca ona kaymayı, tırmanmayı ve avlanmayı öğretti. | Open Subtitles | على مرّ فصلين من الشتاء, علّمه كيفية التزلج، التسلق والصيد |
| Tıpkı hayatı boyunca 86 tane seks partneri olan annen gibi. | Open Subtitles | مثل والدتك، التي كان لديها 86 شريكاً جنسيّاً على مرّ حياتها. |