| - Emin değilim. Çok teorik bir şey ama çözmek üzereyim. | Open Subtitles | اسمع، لستُ واثقاً، إنه نظريّ جداً لكنني على وشكِ حلّه |
| Sanırım HR'nın birkaç üst düzey tetikçisiyle buluşmak üzereyim. | Open Subtitles | أعتقدُ أنّي على وشكِ مُقابلة الرّؤوس الكبيرة من الموارد البشريّة. |
| Seni aramaları için ekip oluşturmak üzereydim. İyi misin? | Open Subtitles | كنت على وشكِ إرسال فريق بحث هل أنتِ بخير ؟ |
| Kusura bakma, seansa başlamak üzereydim. | Open Subtitles | أسفٌ، أنا على وشكِ بدءِ الجلسة. |
| Biz de tam yemeğe çıkıyorduk. | Open Subtitles | لقد كنّا على وشكِ الذهابِ للعشاء ماذا؟ |
| Ben de tam aynı şeyi söylemek üzereydim. | Open Subtitles | -كنتُ على وشكِ قول نفس الشَّيء |
| Hawaii'ye bedava bir tatil kazandığımı mı söylemek üzeresin yoksa? | Open Subtitles | أأنتِ على وشكِ إخباري أنّي فزتُ برحلةٍ مدفوعة التّكاليف إلى "هُواي"؟ |
| Ofise girmek üzereyiz, dünyanın en önemli ofisine. | Open Subtitles | نحنُ على وشكِ إدارة المكتب، أهمّ مكتبٍ في العالم. |
| Açık arttırma sekiz dakika sonra bitecek ve yüksek bir teklif yapmak üzereyim. | Open Subtitles | ينتهي المزيد بعد ... 8 دقائق و أنا على وشكِ القيام بمُزايدة خطيرة |
| - Bir tamirci asmak üzereyim. | Open Subtitles | أنا على وشكِ تعليقِ سمكريٍّ هناك |
| Bittim. Bayılmak üzereyim. | Open Subtitles | لقد تعبت ، انا على وشكِ ان يغمى عليَ |
| Bu şeyi çözmek üzereyim! | Open Subtitles | أنا على وشكِ حلّ هذا الشيء اللعين. |
| Ben de tam aynı şeyi söylemek üzereydim. | Open Subtitles | -كنتُ على وشكِ قول نفس الشَّيء |
| Bende tam cam açmak üzereydim. | Open Subtitles | حسناً ، كنتُ على وشكِ فعل ذلك |
| Ben de tam seni arayacaktım. | Open Subtitles | كنتُ على وشكِ أن أتصل بكَ |
| Aileni kaybetmek üzeresin. | Open Subtitles | أنتَ على وشكِ أن تخسر عائلتك |
| Barney'in yattığı 250. kız olmak üzeresin. | Open Subtitles | فأنت على وشكِ أن تكوني الفتاة ( رقم 250 التي ينام معها ( بارني |
| Yoruldum bitirmek üzereyiz ve eve gitmek istiyorum. | Open Subtitles | ونحن على وشكِ الإنتهاء، وأنا أريد فقط العودة للبيت. |