| Hayır, o zavallı kızı kurtarmak zorundasın. | Open Subtitles | كلاّ، يجب عليك إنقاذ تلك الفتاة المسكينة |
| Ne olursa olsun VIP'yi kurtarmak zorundasın. | Open Subtitles | أنت يجب عليك إنقاذ الهدف مهما حدث |
| Bunun yerine küçük bir kızın hayatını kurtarmak zorundasın. | Open Subtitles | بدل ذلك، عليك إنقاذ حياة طفلة صغيرة. |
| "O çocuğu kurtarmalıydın, John." | Open Subtitles | يجب عليك إنقاذ حياة هذا الفتى |
| - Evet, elinde şans varken kendini kurtarmalıydın çünkü şimdi seni bizzat öldürmenin muazzam keyfini çıkaracağım! | Open Subtitles | -أجل، حسناً كان عليك إنقاذ نفسك عندما واتتك الفرصة. لأنّني الآن سأحظي بشرف... |
| Kendi kendini kurtarmak zorundasın. | Open Subtitles | عليك إنقاذ نفسك. |
| Kendi kendini kurtarmak zorundasın. | Open Subtitles | عليك إنقاذ نفسك. |
| Flora'yı kurtarmak zorundasın. | Open Subtitles | (عليك إنقاذ (فلورا |