| Eğer kız arkadaşını korumak istiyorsa bence onu rahat bırakmalısın. | Open Subtitles | إن كان يشعر بأنه يحمي خليلته عليك ترك الأمر وشأنه |
| Hey, şu saçma sapan işini bırakmalısın dostum. | Open Subtitles | يا، بال، يجب عليك ترك عملك الاحمق هذا نعم. |
| Borç ot için, teminat bırakmalısın. | Open Subtitles | تريدين أخذ الماريجوانا بالدين. عليك ترك شيئّ ما كـضمان. |
| Evet, daha çok çalmayı isterdim, ama yaşamak için hayallerinden vazgeçmelisin. | Open Subtitles | أجل .. أود العزف أكثر لكن عليك ترك حلمك لأجل البقاء |
| Artık vazgeçmelisin, bu kez çok şanslıydık... herifler çuvalladı, artık bize dokunamazlar bitti artık. | Open Subtitles | عليك ترك هذا الأمر كنا محظوظين جدا،ان هؤلاء رجال اخفقوا إنتهى الامر |
| Ama insan olabilmek için sihir gücünden vazgeçmelisin. Bunu yapabilir misin? | Open Subtitles | ولكن عليك ترك قواك جميعها قبل أن تظلي بشرا هل أنت واثقة؟ |
| Bununla ilgilenmeyi savcılık ofisine bırakmalısın. | Open Subtitles | ينبغي عليك ترك مكتب المدعي العام ليتولى الأمر .. حسناً ؟ |
| Belki de bu defa kötü adamları yakalamayı FBI'a bırakmalısın. | Open Subtitles | ربما عليك ترك مهمة اصطياد الأشرار لمكتب التحقيقات الفيدرالي هذه المرة |
| Biliyorum, zor ama bu işin peşini bırakmalısın. | Open Subtitles | اعلم ان الامر صعب ولكن عليك ترك الامر |
| Bu iş seni mahvetmeden önce bırakmalısın. | Open Subtitles | عليك ترك هذا العمل قبل أن يقوم بتدميرك |
| Bence artık Bo'yu rahat bırakmalısın, Sutter. | Open Subtitles | أعتقد بأنه عليك ترك "بو" وشأنه، ساتر |
| O mereti bırakmalısın. Avukatım var. | Open Subtitles | عليك ترك هذا الهراء |
| Silahı bırakmalısın. Lanet. Sen zeki bir orospusun. | Open Subtitles | عليك ترك سلاحك أنت عاهرة ذكية |
| Bu tavrını kapıdan geçerken bırakmalısın Abed. | Open Subtitles | يجب عليك ترك أسلوب تحدثك السيء (عند الباب قبل دخولك يا (عابد |
| Bunu burada bırakmalısın. | Open Subtitles | سيتوجّب عليك ترك هذا هنا |