| Bununla yakalanmak En az altı ay demek. | Open Subtitles | إذا قبض عليك سيحكم عليك على الأقل بستة أشهر |
| En azından neye benzediğimi hissetmeniz gerekir. | Open Subtitles | عليك على الأقل أن تشعر بما تحس بما تنظر إليه |
| Süslenip püslendiğine ve buraya benimle geldiğine göre En azından bir dans edebilirsin. | Open Subtitles | بما أنك تأنقتي ورافقتيني إلى هنا عليك على الأقل أن تستفيدي بالرقص |
| Dinle bak, içeride ne yapıyorsan yap seni yargılayan yok, ben sadece... | Open Subtitles | أنا لا أحاول أن أحكم عليك على ما تقوم به في الداخل |
| Oh. O halde sorun yok. Nasılsa işçiler seni tanımazlar. | Open Subtitles | هذا جيد,لأن العمال لن يتعرفون عليك على أية حال |
| Denize zorunlu iniş yaptığımız takdirde, sana hayatta bir şey olmaz, bence. | Open Subtitles | فى حاله وجود هبوط مائى أنت مقضى عليك على الرغم من ذلك |
| En azından biraz abur cubur falan vermelerini sağlamalısın. | Open Subtitles | وتتوقع دفع تذكرة موقف السيارات عليك على الأقل أن تحرص أن يكون هناك مرفقات وملصقات على أطعمتي |
| Buna karar vermeden önce En azından röntgenlerine bakman gerekmez mi? | Open Subtitles | ألا ينبغي عليك على الأقل أن تنظري للأشعة قبل أن تقرري هذا؟ مكتوب هنا |
| En azından bana biraz minnet duymalısın. | Open Subtitles | ينبغي عليك على الأقل تمنحيني بعض الامتنان |
| Hadi. Biraz daha asil biri olmak için En azından nezaket sahibi ol. | Open Subtitles | بالله عليك, على الأقل إتصفي بالنزاهة و تصرفي برحابة صدر |
| Zamanla iyi olacaktır. Hadi ama En azından bir kere daha denemelisin. | Open Subtitles | هيا, أنت يجب عليك على الأقل أن تعطيها فرصة أخرى |
| Sevdiğiniz bir insandıysa, En azından küçük bir hatıra saklamanız gerekmez mi? | Open Subtitles | إذا كنت قد أحببتها ، ألا ينبغي عليك على الأقل أن تحتفظ ببعض الذكرى الصغيرة ؟ |
| Yol tutuşu, sürmeye başlayana kadar En azından biraz daha korumaya çalışmamız gerek çünkü başka türlü idare edemem. | Open Subtitles | يجب عليك على الأقل أن تحافظ أطول على مدة الجر ،حتى تستطيع القيادة من جديد لأنه لايمكن اللف مع ذلك |
| O yüzden En azından beni arar mısın? İyi olduğunu bileyim. | Open Subtitles | هلا اتصلت بي أو ماشابه حتى اطمئن عليك على الأقل؟ |
| En azından sevmeden önce o çok sevgili şarkıcılarının aslında ne yaptığını bilmelisin. | Open Subtitles | .عليك على الأقل معرفة الأغاني التي يغنيها المغني قبل أن تحبيه |
| En azından neden vazgeçip neyi elde ettiğimi söylemen gerekmez mi? | Open Subtitles | أنت يجبُ عليك على الأقل آن تُخبرني بِما يجب علي أن آوافق عليه و مايجبُ علي رفضه |
| Muhtemelen bana aşık olmamakla En iyisini yapmış olursun. | Open Subtitles | يجب عليك على الارجح ان تحاولي بكل قوتك ان لا تقعي في غرامي |
| Yemin ederim seni ayağından vururum, kan kaybından gidersin. | Open Subtitles | أقسم أنني سأطلق النار عليك على رجلك وأدعك تنزف |
| Onunla konuşmadın çünkü seni dış görünüşüne göre değerlendirmesinden korktun. | Open Subtitles | انا فـاهم , انتي لأتريدين ان تتحدثي اليه لأنك خائفـه بـ انه سوف يحكـم عليك على مظهـرك |
| Evet, konu açılmışken, ben seni ne zaman kanepeye yatıracağım? | Open Subtitles | اجل و بالحديث عن هذا متى احصل عليك على الاريكة ؟ |
| Bütün gazeteler yazıyor. sana bu şekilde nasıl düşman olur, anlayamıyorum. | Open Subtitles | الأمر بكل الجرائد، لا أستطيع أن أفهم كيف انقلبت عليك على هذا النحو |
| Onu alacağıma söz veriyor musun? Bu sana bağlı. Dilekleri dileyecek olan sensin. | Open Subtitles | أتعديني بأن تكون لي هذا يتوقف عليك , على أمنياتك |