Ama insanlarla konuştuğumuzda, Birleşik Devletler'in dört bir yanındaki bu kabilelerde bir "huni etkisi" vuku bulmuş görünüyordu. | TED | لكننا عندما تحدثنا الى الناس، تبيّن أن تأثير تشييع الجنازة قد حدث في هذه القبائل عبر كل الولايات المتحدة. |
konuştuğumuzda, bana bilgi verebileceğini söylemiştin. | Open Subtitles | عندما تحدثنا ذكرت انه ربما كانت لديك بعض معلومات |
Son kez konuştuğumuzda Serrakin teknolojisine ulaşma isteğini yeniden dile getirmiştin. | Open Subtitles | عندما تحدثنا آخر مره , رغبتك كانت في الحصول على التقنية المتقدمة لقوم السيراكن |
Evet, korku duyduğumu ve tehdit edildiğimi, politika konuşurken beni sorgulayan kişiyle aramızda tansiyonun yükseldiğini açıkça hatırlıyordum. | TED | نعم، وأتذكر بوضوح شعور الخوف من التعرض للتهديد، والتوتر الناشئ بيني وبين المحقق عندما تحدثنا عن السياسة. |
Kanun hakkında konuşurken güvenlik görevlilerinin doğru konuşması gerektiğinden söz etmiştik. | Open Subtitles | عندما تحدثنا عن ضباط القانون وقولهم للحقيقة ؟ |
Londra'daki konuşmamızda, sanırım bana tam olarak dürüst davranmadınız. | Open Subtitles | لم تكن صادقاً معى تماماً عندما تحدثنا فى لندن |
Telefondaki son konuşmamızda, bir tost makinesini halletmeye çalışmıyor muydun? | Open Subtitles | عندما تحدثنا أخيراً علي الهاتف هل استعديت؟ |
Telefonda konuştuğumuz zaman, seni sıkan birşeylerin olduğunu hissettim, bu yüzden ziyarete gelmek istedim. | Open Subtitles | ليس هناك الكثير مما يمكنك عمله، أليس كذلك؟ عندما تحدثنا بالهاتف أحسست أن هناك ما يزعجك، لذا... |
Gemiyle gezdim.Hatırlasana Bunu konuşmuştuk | Open Subtitles | كنت في تلك النزهة البحرية هل تذكر عندما تحدثنا عنها؟ |
Lex, son konuştuğumuzda, onu kovsam daha mutlu olursun gibi bir izlenim bırakmıştın. | Open Subtitles | ليكس أخر مرة عندما تحدثنا حصلت على ذلك الإنطباع بأنك ستكون أسعد إذا طردته إلى الخارج |
Mr. Grolsch, daha önce konuştuğumuzda, buraya Kaliforniya'ya, Maryland'den geldiğinizi söylemeyi ihmal etmişsiniz. | Open Subtitles | عندما تحدثنا في السابق يا سيد جرولش لقد أهملت أن تذكر أنك جئت لكيليفورنيا من ماريلاند |
Aslında isterim, isterim çünkü biliyorsunuz geçen sefer konuştuğumuzda bana karşı oldukça kabaydı. | Open Subtitles | في الواقع أود ذلك لأننا عندما تحدثنا آخر مرة كان وقحا للغاية |
Aslında isterim, isterim çünkü biliyorsunuz geçen sefer konuştuğumuzda bana karşı oldukça kabaydı. | Open Subtitles | في الواقع أود ذلك لأننا عندما تحدثنا آخر مرة كان وقحا للغاية |
Bu sabah konuştuğumuzda sormayı unuttum, tatlı yok! | Open Subtitles | نسيت أن أسألك عندما تحدثنا صباحاً ولكن لا يوجد حلوى |
Katil Vermont'a gitmeyi konuşurken dudaklarımızı okumuş olmalı. | Open Subtitles | لا بد ان القاتل قرأ شفاهنا عندما تحدثنا عن فيرمونت |
Dün, biz ateşin etrafında konuşurken, gerçekten çok mutlu oldum. | Open Subtitles | عندما تحدثنا أمام النار البارحة, لقد كان ممتعاً حقاً. |
Peki, neden ilk konuşmamızda bundan bahsetmedin? | Open Subtitles | لماذا لم تخبرني عن الصنارة عندما تحدثنا اول مرة؟ |
Önceki konuşmamızda anlaşılmayan bir şey olması mümkün mü? | Open Subtitles | ألم يكن كلامي واضحاً عندما تحدثنا سابقاً ؟ |
Geri dönüşümün ne kadar önemli birşey olduğunu konuştuğumuz zaman ... abinin eski ödevlerini geri getirmenden bahsetmiyorduk. | Open Subtitles | الآن (غريغ) عندما تحدثنا عن أهمية إعادة الاستخدام لم نقصد بذلك قيامك باستخدام أوراق أخوك القديمة |
Evet, konuştuğumuz zaman öyle dedi. | Open Subtitles | نعم، عندما تحدثنا |
Tercihlerle ilgili konuşmuştuk, hatırladın mı? | Open Subtitles | هل تتذكر عندما تحدثنا عن الإختيارات؟ |