Hazır olduğunuzda yer belirleme sinyalinizi çalıştırın. | Open Subtitles | شغل منارتك القادرة على ارجاعك للوطن عندما تستعد |
Hazır olduğunuzda işaret sinyalini gönderin. | Open Subtitles | شغل منارتك القادرة على ارجاعك للوطن عندما تستعد |
Teğmen, Hazır olduğunuzda ekibi kasaba merkezine indirin. | Open Subtitles | ياملازم، عندما تستعد أنزل الفريق إلى مركزِ البلدة وخذ موقعك المحدد |
Fakat ayrılmak için hazır olduğunda ve bana söz verirsen bir daha içmeyeceğine dair orada seni arabada bekliyor olacağım. | Open Subtitles | لكن عندما تستعد للمغادرة و إذا استطعت ان تعدنى إنك لن تشرب ثانية ابدا سأكون بانتظارك |
- Evet. "İyi, ama hazır değilsin" anlamındaydı. "hazır olduğunda beni ara" anlamındaydı. | Open Subtitles | انت جيد ولكنك لست مستعداً، أخبرني عندما تستعد |
Görevi uygun gördüğünüz gemilere verin. Hazır olduğunuzda ateş açın. | Open Subtitles | خصّصْ ما تَعتقدُ أنه مناسب من السُفُنَ أطلقْ النار عندما تستعد |
Hazır olduğunuzda fırlatma emrini verebilirsiniz. | Open Subtitles | يمكنك ان تخوّل بالإطلاق عندما تستعد |
Hazır olduğunuzda sizi bekliyor olacak. | Open Subtitles | سينتظرك عندما تستعد |
- Siz Hazır olduğunuzda efendim. | Open Subtitles | - عندما تستعد يا سيدي - |
Benim için hazır olduğunda, listenin başında Troy Maxson yazdığında, gel de kapıma dayan. | Open Subtitles | عندما تستعد لي عندما تصبح قوي للغاية احضر للباب الأمامي |
Tamam, sen hazır olduğunda ben mutfakta olacağım. | Open Subtitles | حسنا,سأذهب الى المطبخ عندما تستعد. |
hazır olduğunda ateş açabilirsiniz. | Open Subtitles | يمكنك اطلاق النيران عندما تستعد |
hazır olduğunda ara tuşuna bas. | Open Subtitles | عندما تستعد اضغط على زر النداء |
Anlatmaya hazır olduğunda, ben de dinlemeye hazır olacağım. | Open Subtitles | عندما تستعد للتحدث اما مستمعة جيدة |