| Senin yaşlı adamın ideal bir dünya hakkında konuşup duruyordu. | Open Subtitles | لا تكن سخيفا والدك كان دائما يثرثر عن العالم المثالي |
| Muhtemelen, bizsiz dünyayı araştırarak şu an yaşadığımız dünya hakkında daha fazla şey öğrenebiliriz. | TED | لكن باستكشاف العالم بدوننا، ربما نستطيع أن نتعلم المزيد عن العالم الذي نعيش فيه الآن. |
| Umarım sizlere dünyayı yeni gözlerle görmeyi öğrenme isteğini verebilmişimdir. | TED | اتمنى أن أكون قد زرعت في نفوسكم الرغبة في الإطلاع أكثر عن العالم عن طريق وجهة نظري |
| Sonuç olarak, otizm aileler için bir leke ve utanç kaynağı oldu ve dünyanın çoğu için görünmez olarak, otistik çocukların iki nesli kendi iyilikleri için bazı kurumlara yollandılar. | TED | وكنتيجة لذلك، أصبح التوحد مصدر خجل ووصمة عار للعائلات، ويوجد جيلين من عائلة واحدة يعانون من مرض التوحد تم تسجيلهم في مؤسسات مختصة لمصلحتهم، حيث وقع حجبهم عن العالم بأسره. |
| tüm dünyadan farklı düşünüyorsun. | Open Subtitles | أحترمكفي الحقيقة اعتقد انك مختلف عن العالم |
| İyilikte ve kötülükte, etrafımızdaki dünyayla ilgili inanılmaz hikayeler üretiyoruz, sonra dünya dönüyor ve bizi şaşırtıyor. | TED | تحمل السعادة والتعاسة ونحن نؤلف القصص من حولنا عن العالم الذي يحيط بنا ومن ثم يرتد العالم علينا .. ويفاجئنا |
| Gençler, üniversiteden gurur, iyi arkadaşlar ve dünya ile ilgili bir sürü bilgi ile ayrılırlar. | TED | يخرج الشباب من الكليات بفخروبأصدقاء رائعين ومع كثير من المعرفة عن العالم. |
| İnsanlar bana gelip hikâyelerini anlatırlar... dışarıdaki dünya hakkındaki. | Open Subtitles | يقصدني الناس ويخبرونني بحكاياتهم عن العالم بالخارج. |
| Şu ana kadar Columbus'un dünya hakkında ne bildiğiyle ve dünya kültürlerinin nasıl resmedildiği ile ilgili çok az, detaylı fikrimiz vardı. | TED | وحتى الآن كانت لدينا فكرة بسيطة جدا، ما الذي عرفه كولومبوس عن العالم وكيف صورت ثقافات العالم. |
| Sanki bu-- yani onları teknoloji ve bilim ile gelen dünya hakkında konuşurlarken dinlemek benim için büyük bir deneyimdi. | TED | وكانت أيضا تجربة جديدة للاستماع لهم وهم يتحدثون عن العالم الذي لم يأت بعد من خلال التكنولوجيا والعلوم |
| Ama şu ana kadar hiçbir canlı etraflarındaki bağımsız ipuçlarının gösterdiği bilgileri. biraraya getirip dünya hakkında daha fazla bilgiye sahip olamadılar. | Open Subtitles | ولكن , وحتى الآن لم يجمع أي مخلوق معارفه عن العالم معا من الإشارات والدلائل الغير مترابطة التي يجدها حوله |
| dünya hakkında kanıksadığımız şeylerin çoğu yanlıştır. | Open Subtitles | فالكثير مما نأخذه كمسلّمات عن العالم ببساطةلنيكونصحيحاً. |
| dünya hakkında bildiğim herşeye karşı bir saldırıdan bahsediliyordu? | Open Subtitles | ..التحدث عن الهجوم على كل شىء عرفته عن العالم |
| Bayes'in yaptığı şey esasında bilim adamlarının dünyayı irdeleme şeklini olasılık yöntemini kullanarak karakterize etmek ve tanımlamak için matematiksel bir yol sunmaktı. | TED | وما قام به بايس بشكل أساسي كان ابتكار طريقة رياضية باستخدام نظرية الاحتمالات لتمييز و توصيف كيف يتوصل العلماء إلى حقائق عن العالم. |
| Bu çalışmadan edindiğim en etkileyici bakış açısı hepimizin henüz dünyaya gelmeden dünyayı öğreniyor olmamızdı. | TED | وإحدى أروع الأفكار التي استنتجتها من هذا العمل هي أننا جميعا نتعلم عن العالم حتى قبل أن نصل إليه. |
| Onların merakı insanların dünyayı algılama biçimini değiştirdi ve dolayısıyla dünya değişti. | TED | وفضولهم هذا غير طريقة تفكير الناس عن العالم. وبالتالي هذا ما غير العالم. |
| dünyanın daha bağlantılı olmasından bahsedilmiyor. | TED | لم يخبرك أحد عن العالم الذي أصبح متصلاً على نحو أكبر. |
| Bu materyallerle ilgili, dünyayla ilgili tuhaf bir taşkınlık: dünyanın şu anda çokça ihtiyacı olduğunu düşündüğüm bir büyülenme. | TED | انه محتوى غريب. عن المواد، و عن العالم: خيال أعتقد أن العالم يحتاجه و خاصة في الوقت الراهن. |
| Ve sonunda, göğsünü oyup kalbini çıkardı, bir sandığa kilitledi ve sandığı tüm dünyadan sakladı. | Open Subtitles | قطع قلبه وحبسه في صندوق ثم أخفى الصندوق عن العالم |
| Parazitlerin dünyayla ilgili görüşlerimizi sürekli altüst etmesi parazitleri muhteşem canlılar yapıyor. | TED | وأعتقد أن هذه القدرة على إفساد طريقة تفكيرنا عن العالم بشكل مستمر يجعل الطفيليات مدهشة. |
| Ve bana öğretti ki fizik harikadır çünkü bize etrafımızdaki dünya ile ilgili birçok şey öğretir. | TED | لقد قام بتعليمي أن الفيزياء مادة جيدة لأنها تعلمنا أمور كثيرة عن العالم من حولنا. |
| Kuantum mekaniğini anlayabilmek için, öncelikle dünya hakkındaki tüm önyargılarınızdan tamamen vazgeçmeyi öğrenmeniz gerekir. | Open Subtitles | التى تمتلكها عن العالم لكى تفهم ميكانيكا الكم |
| Yeni Dünya acımaksızın Eski Dünya'dan uzaklaşmaktadır. | Open Subtitles | العالم الجديد يبتعد بشكل عنيد عن العالم القديم |
| Heisenberg'in soyut matris mekaniğinden ortaya çıkardığı şey atom dünyası hakkında derin ve sarsıcı bir gerçekti. | Open Subtitles | ما اكتشفه هيزنبرج من خلال ميكانيكا المصفوفات المجردة كانت حقيقة غامضة و صادمة عن العالم الذري |
| Yani, örneğin, eğer dünya görüşünüzün küçük bir bileşeni yavru kedilerin çok sevilesi olduğu düşüncesiyse, bunu gördüğünüzde bu şekilde tepki verirsiniz. | TED | فمثلا، إن كانت إحدى أفكارك المفردة عن العالم هي أن جميع القطط جميلة ولطيفه فعندما تنظر إلى هذا ستكون ردة فعلك هكذا. |
| Dış dünyadan tamamen izole edilmiş bir şekilde "Kristal Kuğu"dadır. | Open Subtitles | وهي الان معنا في قلعتنا المحصنه معزوله تماما عن العالم |