| Çünkü hayatımla ilgili konuştuğumda sıklıkla şanslı olduğumu söylerim. | TED | لأني حينما أتحدث عن حياتي انا في الغالب سأقول بأني كنت محظوظة |
| Baş editör bana uzun bir konuşma yaptı, içimde, yüzücü hayatımla ilgili bir kitap olduğuna beni ikna etmeye çalıştı. | TED | جلس معي رئيس التحرير وقام بالتحدث معي لمدة طويلة، محاولاً إقناعي أن هناك كتاباً في داخلي. عن حياتي كسباحة. |
| Sen bana hayatımla ilgili herşeyi sor,ama sen bana söyleme | Open Subtitles | فهمت إذن تريدين معرفة كل شيء عن حياتي لكنك لا تقولين شيئاً عن حياتك لديك معايير مزدوجة |
| Bir süreliğine ülkede tura çıkacağım, 4400 merkezinde verilen bu seminerleri vereceğim, hayatım hakkında konuşacağım, bana olan her şey... yayılacak. | Open Subtitles | سأسافر لعدة أماكن دعك من العمل في المركز الـ 4400 لقد تحدثنا عن حياتي وكل ما حدث لي لا يمكنني الكلام |
| Şimdi de aşk hayatım için mi endişelenmeye başladın? | Open Subtitles | لإنني أريد أن أقلق عن حياتي العاطفية الآن |
| Ta ki bir gün ona hayatımın diğer bölümünü anlatana kadar. | Open Subtitles | حتى جاء اليوم الذي اضطررت به أن أخبرها عن حياتي الثانية |
| Roz'un hayatına bakınca kendi hayatımı düşünüyorum. | Open Subtitles | أفكر بحياة روز حيث تجعلني أتساءل عن حياتي |
| Sana geri çekimi gösteriyorum. O zaman hayatımla ilgili biraz olsun fikrin olur. | Open Subtitles | أنا تبين الفلاش باك بحيث يمكنك الحصول على فكرة عن حياتي |
| O hayatımla ilgili sorular sorarak vaktini harcardı. Bu şekilde herkesle beraberdi. | Open Subtitles | بل الطريقة التي ينتهز فيها الوقت ليسألني عن حياتي. |
| Bu arada, hakkımda hiçbir şey bilmezken özel hayatımla ilgili sorular sorup bana birini ayarlamaya çalışman çok yakışıksız. | Open Subtitles | وبالمناسبة، من غير الملائم كلياً منك أن تسألني عن حياتي الخاصة وبعدها تحاول أن ترتب لي لقاء مع شخص ما |
| Belki de sen, benim hayatımla ilgili, benden daha fazla şey biliyorsun. | Open Subtitles | ماذا عن أنك تعرف الكثير عن حياتي الليلة ؟ |
| hayatımla ilgili bir kitabı düzenlemiş olman... hakkımdaki her şeyi bildiğin anlamına gelmez. | Open Subtitles | تحريرك لكتاب عن حياتي لايجعلك مؤهلةً لتعرفي كل شئ عني |
| Umutsuz gözükmek istemiyorum, ama kişisel hayatımla ilgili böyle direkt sorular sorarak... | Open Subtitles | لا أريد أن أبدو بائسًا ولكن هل هذه الأسئلة المباشرة عن حياتي الخاصة لها علاقة بموضوعنا؟ |
| Bu son derece ciddi röportajı kişisel hayatımla ilgili sorularla kirleteceksen... | Open Subtitles | لو إنكِ ستستمرين فى إفساد هذا الحوار الجاد للغاية، بِأسئلة عن حياتي الشخصية.. |
| Merak ediyorum: kendisine benim aşk hayatımla ilgili... yazmanın deneysel olarak nasıl bir önemi vardı? | Open Subtitles | وأود أن أتساءل : ما هي الفائدة من كتاباتك لها عن.. حياتي الشخصية ؟ |
| Bu konuda hayatımla ilgili bir çıkarım yapmayın ama 34 yaşındayım ve bir şeye isim vermem gerek. | Open Subtitles | لا أظن أن هذا يخبر أي شيء عن حياتي لكنني في ال34 من عمري ,اريد تسمية شيء |
| Aşk hayatımla ilgili detaylar uydururdun, hatırlıyor musun? | Open Subtitles | -أتذكر عندما عندما كنت تخترع نظريات تآمر عن حياتي الغرامية؟ |
| Yeterli değil ama özel hayatım hakkında yorum yapman için biraz zamanımız var. | Open Subtitles | لا أظن الوقت مناسباً لكنّ هناك مجالاً لتعليقٍ أو اثنين عن حياتي الشخصية |
| Hayatımda ilk kez hayatım için sorumluluğu ben alıyorum. | Open Subtitles | لمرة في حياتي أتخذ المسؤولية عن حياتي |
| Ben bir kukla değilim ve tekrar hayatımın idaresini almalıyım. | Open Subtitles | أنا لستُ دمية. يجبُ أن أتحمل المسؤولية عن حياتي مُجدداً |
| Ben de kendi hayatımı merak ediyorum ortaya çıkmayı sürdüren soruları cevaplayıp cevaplayamayacağımı. | Open Subtitles | أتسائل عن حياتي الخاصة اذا كنت سأستطيع الأجابة عن الأسئلة الغامضة |
| - Ne? Seks hayatımı mı anlatayım? | Open Subtitles | أذاً ماذا,أنت تريدين أن تعلمي عن حياتي الجنسية؟ |
| Onlara adil davranılmasının devamı için hayatımı feda etmem benden istenirse bu gece dökeceğim kana benimkini de seve seve eklerim. | Open Subtitles | لكن إذا أنا يطلب منك التنازل عن حياتي في تعزيز العدالة بالنسبة لهم، أنا سوف تختلط بكل سرور دمي |