| Ve işin hakkında da konuştuk, ama sadece seni rahatsız eden şey hakkında yüzeysel olarak. | Open Subtitles | ولقد تحدثنا عن عملك ولكننا فقط في سياق أن ذلك كان يزعجك. |
| İşin hakkında her şeyi biliyorum. Sadece birden fazla işten söz ediyorum. | Open Subtitles | أعرفُ كلّ شيء عن عملك أتحدث فقط عن تعدّد المهام |
| - Benimle iş hakkında konuşurdun. | Open Subtitles | -لقد تعودت أن تتحدث لي عن عملك |
| Duştan çıkınca bana işinle ilgili her şeyi anlatırsın. | Open Subtitles | حسنا ، أخبرني عن عملك عندما أنتهي من الاستحمام. |
| Jack bana işinden bahsetti. | Open Subtitles | أخبرني (جاك) عن عملك |
| Yani, sen işinden ayrılırsa, akabinde... arılar bal yapmayı keser ve çiçekler ölür... ve herşey yerle bir olur. | Open Subtitles | أعني، إن اعتزلت عن عملك فستجد بعد ذلك النحل يتوقف عن إنتاج العسل و ستموت الأزهار و سينهار العالم كله |
| İşinizle ilgili çok açık konuşmanızdan etkiilenmiştim. | Open Subtitles | لقد أذهلتيني بالطريقة التي تحدثتي عنها بحرية عن عملك |
| İşiniz hakkında verdiğiniz bilgilerin üzerinden geçtiğim için sizin buraya gelmenizi istedim. | Open Subtitles | لقد طلبت منك المجئ إلى هنا لأننى كنت أقوم بدراسة المعلومات التى قدمتها عن عملك |
| Yazdıkların hakkında konuşurken, günlük işin hakkında konuşurken olduğundan daha rahat görünüyorsun. | Open Subtitles | تبدو أكثر أسترخاءً من حديثك عن عملك |
| Asla işin hakkında soru sormamamı söyledin. Doğru. | Open Subtitles | أنت قُلت بِألاّ أسألك أبداً عن عملك |
| İşin hakkında biraz sonra konuşuruz. | Open Subtitles | سنعود للتحدث عن عملك في وقت لاحق |
| İşin hakkında konuşmayı sevmiyor musun? | Open Subtitles | لا تحب أن تتكلم عن عملك ؟ |
| # Haydi işin hakkında konuşalım,... # # - ...şey hakkında değil... | Open Subtitles | فلنتكلم عن عملك وليس عن |
| - Sanırım işinle ilgili konuşamazsın. | Open Subtitles | لا يمكن أن نتحدث عن عملك. |
| - İşinle ilgili ne düşünüyor? | Open Subtitles | -ماذا كان يعتقد عن عملك ؟ |
| Jack bana işinden bahsetti. | Open Subtitles | أخبرني (جاك) عن عملك |
| Jack bana işinden bahsetti. | Open Subtitles | أخبرني (جاك) عن عملك |
| Yani, sen işinden ayrılırsa, akabinde... arılar bal yapmayı keser ve çiçekler ölür... ve herşey yerle bir olur. | Open Subtitles | أعني، إن اعتزلت عن عملك فستجد بعد ذلك النحل يتوقف عن إنتاج العسل و ستموت الأزهار و سينهار العالم كله |
| Bu ilahi işinizle ilgili bana çok güzel şeyler söyledi, efendim. | Open Subtitles | اخبرتني الكثير من الأمور الرائعه عن عملك المقدس يا سيدي |
| Emlak işiniz hakkında konuşalım. | Open Subtitles | لنتكلم عن عملك في العقارات التجارية |
| Evet ama bunun profosyenelce olmayacağı ve seniin dikkatini dağıtacağından endişelendim. | Open Subtitles | نعم ، لكنني قلق من... لن اكون عملي وسألهيك عن عملك |
| Doktor sizi işinizden alıkoymak istemeyiz, | Open Subtitles | لا نريد أن نبعدكِ عن عملك يا دكتورة |