| Vasiyet doldurmanın aşkın göstergesi olduğunu anladım, aynı bir evlilik yemini gibi. | TED | ادركت أن إكمال توجيهات متقدمة هو فعل من افعال الحب.. مثل عهود الزواج. |
| Düğünümüzde yemin etmiştik hatırlıyor musun? | Open Subtitles | في زفافنا، تبادلنا عهود الزواج. هل تذكر ذلك ؟ |
| İkiyüzlü soytarının biri olup da önüme gelene dostluk yeminleri edersem şunu bunu kucaklayıp pohpohlayıp arkasından ağzıma geleni söylersem el alemi tavlamaya çalıştığımı görürsen,.. | Open Subtitles | إذ تراني شخصاً ودوداً أقطع على نفسي عهود الصداقة وأقدم ودّي لكل من يطلبه وإذا كنت تظن أني أتزلف الناس، |
| Bugün Tanrının huzurunda benimle yeminini et. | Open Subtitles | اقسمي عهود الزواج معي اليوم وليكن الرب شاهداً علينا |
| Bu sabah evlilik yeminlerimizi yenilesek mi sence? | Open Subtitles | هل صحيح اننا فقط هذا الصباح جددنا عهود زواجنا ؟ |
| İlk kez düğün yeminine ihanet etmiyorsun değil mi? | Open Subtitles | ليست هذه أول مرة تخونين فيها عهود زواجك، صح؟ |
| Ama kollarımda ölmeden önce... evlilik yeminimizi ettik. | Open Subtitles | على الأقل تمكّنا من تبادل عهود الزّواج قبل أن تموت بين ذراعيّ |
| Bugün burada, Phil'le Claire'in evlilik yeminlerini yenilemeleri için toplanmış bulunuyoruz. | Open Subtitles | نحن هنا اليوم لنحتفل بتجديد عهود زواج فيل وكلير |
| - O çok değerli evlilik yeminlerinizi hatırlıyorum ve her birini bozduğunuza garanti veririm. | Open Subtitles | عن ماذا تتحدث؟ أنا أذكر عهود زواجكما الرائعة وأضمن أنكما حنثتما بكل واحدة منهم |
| Bir rahibe üç yemini kabul eder: | Open Subtitles | هنالك ثلاثة عهود على كل راهبة القبول بهنّ. |
| İkimiz de bekaret yemini etmemiş olsaydık... belki de evlenir ve çocuk sahibi olurduk. | Open Subtitles | ملاحظة: إذا لم نأخذ عهود العزوبية ربما بإستطاعتنا الزواج، وتكوين أسرة مع بعض الأطفال |
| İtalyanca bilseydiniz ki bilmiyorsunuz, ettiğimiz yeminin kuma ve koca yemini olduğunu anlardınız. | Open Subtitles | ،لو كنت تتحدّثين الأيطاليّة و أنا أعلم أنّك لستِ كذلك لعرفتي أنّ تلك العهود هي عهود للعشيقين |
| Böyle korkunç yerlerde birbirimizi takip etmememiz hakkında bir yemin falan etsek? | Open Subtitles | ربما ينبغي أن نضع شيئا في عهود زواجنا عن تتبع بعضها البعض في أي أماكن مريبة! |
| Ben senin kocanım. Biz bir yemin ettik. | Open Subtitles | أنا زوجك، لقد قطعنا عهود على أنفسنا |
| Biz yemin bozmayız. Biz komplo kurmayız. | Open Subtitles | نحن لسنا مخالفي عهود و لسنا متآمرين |
| Diz çöküp yalvarırım sana, bir zamanlar övdüğün güzelliğim bana ettiğin aşk yeminleri adına, bizi bağlayan, birleştiren söz adına. | Open Subtitles | وها أنا أتوسل إليك، على ركبتيّ أستحلفك بجمالي الذي كنت تمدحه يوماً، وبكل عهود الحب، وبعهدنا العظيم المقدس |
| Kilise yeminleri çok soğuktur ve kişisel değildir. | Open Subtitles | عهود الكنيسة باردة وغير شخصية |
| Bunlar evlilik yeminleri. | Open Subtitles | إنّها عهود زواج |
| Doğaçlamacı Bey'in evlilik yeminini dinleyebilseydin keşke. | Open Subtitles | يجب أن كنت قد سمعت بـ سيد الذهاب مع تدفق ل عهود الزواج المرتجلة. |
| Evlilik yeminini senin oğlunun edeceğini söylemek istedim. | Open Subtitles | أردت أن أخبرك أنه ولدك من كان على وشك تبادل عهود الزواج |
| Bu yüzden evlilik yeminlerimizi tekrar yazmak zorunda kaldım. | Open Subtitles | لهذا السبب اضطررت أن أعيد كتابة عهود زواجنا |
| Bunu evlilik yeminine koyacağına söz ver. | Open Subtitles | عدني أن تضع هذا في عهود زواجنا |
| Benimle Hawaii'ye gelmeni ve yeminimizi tazelemeyi istiyorum. | Open Subtitles | أريدكِ أن تأتي معي إلى هاواي لتجديد عهود الزواج |
| Pekala beyler. 90 yaşında bir çift evlilik yeminlerini etmek için bekliyor. | Open Subtitles | حسنا, ياسادة، لدي زوجان عمرهما 90 عام ينتظران لتجديد عهود زواجهما. |
| Bu romantik, yani... Evlilik yeminlerinizi yenilersiniz. | Open Subtitles | هو رومانسي، كما تعلمون، وتجديد عهود الزواج. |
| Yardıma ihtiyacım var. Yeminimi yazmam gerekiyor ama bir tek bunları yazabildim. | Open Subtitles | عليكما مساعدتي، من المفترض أن أكتب عهود الزواج وهذا كل ما توصّلت إليه |