| Şu anda yapabileceğin tek şey, her şey yolundaymış gibi davranarak Duygularını engellemek. | Open Subtitles | كل ما عليكِ فعله الآن هو أن تتصرفي وكأن شيئاً لم يحدث لفترة و أن تخففي من حرارة عواطفكِ |
| Eğer bu laneti bozacaksan Duygularını kontrol etmen gerekiyor. | Open Subtitles | إذا أردتِ كسر التعويذة يجب أن تسيطري على عواطفكِ |
| Duygularını bir kenara bırakabilirsin ve hem kendin hem de bebeğin için bu döngüye bir son verebilirsin. | Open Subtitles | يمكنكِ وضع عواطفكِ جانبا ويمكنك أن تُنهي هذهِ العلاقه لنفسكِ وطفلك |
| Duygularının seni ele geçirmesine izin veriyorsun. | Open Subtitles | ولكن عليكِ تحديد الأولويّات، إنّكِ تجعلين عواطفكِ تتحكّم بكِ |
| Babanın geri dönmesiyle birlikte, Duygularının karışmasına göz yumamazsın. | Open Subtitles | فقدان التحكم في عواطفكِ |
| Duygularını açığa çıkar. | Open Subtitles | أطلقى سراح عواطفكِ. |
| Duygularını, tutkularını, öfkeni göstermekten korkmamanın sebebi bu, Rose. | Open Subtitles | لهذا أنتِ لست خائفة من أظهار عواطفكِ ، (روز) شغفكِ ، غضبكِ |
| Duygularının gardını indirmesine asla izin verme. | Open Subtitles | لا تدعي عواطفكِ تُسقط سلاحكِ |