Tüm insanlara kızgın olduğunu biliyorum çünkü senden uzaklaşıp onlara gittiğimi düşünüyorsun. | Open Subtitles | أعرف أنك غاضب من أولئك الناس لأنك تظن أني تركتك وذهبت إليهم |
Hayır, toplum yüzünden pantolon giymek zorunda olduğu için kızgın. | Open Subtitles | لازال غاضب من المجتمع يجعلونه يرتدي سروالاً |
Bir ofis dokümanını sızdıran bu makineye ne kadar öfkeli olduğumu görebiliyor musun? | Open Subtitles | أترين كم أنا غاضب من قطعة جهاز من مكتب التي سربت هذه الوثيقة؟ |
Sanırım adamımız tanrıya kızmış durumda, | Open Subtitles | أعتقد أنّ الرجل الذي نبحث عنه غاضب من الله |
Beni iyi dinleyin... Şu Arnett Mead'li çocuklara çok kızgınım. | Open Subtitles | سأخبركم شيئا أنا غاضب من هؤلاء الأولاد من أرنيت ميد |
Sana güvenebileceğimi düşündüğüm için kendime kızıyorum. | Open Subtitles | أنا غاضب من نفسي لأني اعتقدت بأنه يمكن أن أعتمد عليك |
Arabaya neden kızıyorsun ki. | Open Subtitles | لا أدري لما أنت غاضب من السيّارة. |
Biliyorum hepiniz Ryan'a çok kızgınsınız... çünkü yarın işe gelmemizin nedeni o. | Open Subtitles | (أعرف أن الكثير منكم غاضب من (رايان لانه السبب لقدومنا غدا , مهما يكن أنا أقسم بالرب |
Boşa giden altı yılından dolayı kızgın mısın? | Open Subtitles | هل أنت غاضب من إهدار ست سنوات قضيتها خلف القبضان ؟ |
Neden bana Rat'den bahsetmiyorsun onun neden herkese bu kadar kızgın olduğundan? | Open Subtitles | لماذا لم تخبروني عن الجرذ؟ ولماذا هو غاضب من الكل |
Hiç tanımadığım bir grup insan bana bağlılığı bilmeyen "eşcinsel adam"mışım gibi kızgınlar diye bana kızgın olamazsın. | Open Subtitles | لا يمكنك أن تغضب مني كوني غاضب من مجموعة من الناس لا اعرفهم يتصرفون كأني المنحرف الذي لا يمكنه الارتباط |
Filmini berbat ettikleri için de kızgın olduğunu düşünelim. | Open Subtitles | نعم , لنقل أنه غاضب من الناس الذين عبثوا بفيلمه |
Taşaklarına fare kulağı yapıştırıp kızgın kedilerin önünde sallarsan o zaman bu kızı sikebilirsin. | Open Subtitles | عليك للتو أن تضع غراء الفئران في أذنيك حتى خصيتيك وتدلى بهما أمام قطِ زقاقٍ غاضب من أن تعبث مع تلك الفتاة |
İnsanlar romalıların inşa ettiği tapınak fonundan para almamıza öfkeli. | Open Subtitles | الشعب غاضب من استغلال الرومان لأموال المعبد ليبنو بها القناة |
Yasak parşomen olayıyla ilgili hala öfkeli olmalısın Naruto-kun. | Open Subtitles | لا بدّ أنك غاضب من حادثة الوثيقة المحرمة يا ناروتو |
Terk edilmiş hissetmenin, her şeye öfkeli olmanın nasıl olduğunu bilirim. | Open Subtitles | وأعرف كيف يكون الشعور حينما تشعر بأنه تم التخلي عنك أن تكون غاضب من كل شيء |
Max Bay Babbit'e çok kızmış. | Open Subtitles | على ما يبدو ماكس كان غاضب من السّيد بابيت... |
Gezgin kaçak cin Harlin'e kızmış | Open Subtitles | الجني المتجول الحر " غاضب من " هارلين لقتله سيدها |
Judah herkesi buraya toplar, kızmış numarası yapar, kapıyı üstümüzden kilitlerdi. | Open Subtitles | كان (جودا) يتحدث عن الأمر أحياناً ثم يُذكر نفسه أنه غاضب من الجميع .. وبعدها يُغيّر الموضوع |
Seni kızdırdığım için kendime, bunun üzerine senin yaptıkların için de sana çok kızgınım. | Open Subtitles | انا غاضب من نفسي , وغاضب منك لما فعلتيه بعد ذلك |
Her şeyi kontrol edebildiğim için bana hayran olmana kızgınım çünkü ben hiçbir şeyi kontrol altında tutamıyorum. | Open Subtitles | و كذلك إنني غاضب من إعجابك بي لتحكمي بأعصابي |
Kazanmak. Kocama çok kızgınım, bir içki ve yemeğe ihtiyacım var. | Open Subtitles | الفوز. أنا غاضب من زوجي وأحتاج لمشروب وعشاء. |
Kendime kızıyorum çünkü Vitello'nun onları öldürmesine izin verdim. | Open Subtitles | غاضب من نفسى لتركى فيتيلو يقتلهم |
Boyle'a çocuğu olduğu için mi kızıyorsun? | Open Subtitles | مهلًا، أأنت غاضب من (بويل) لتبنّيه ابنًا؟ |
Ra's'a Oliver'a yaptıkları için çok kızgınsınız biliyorum. | Open Subtitles | أعلم أنّك غاضب من (رأس) بسبب ما أجرمه في حقّ (أوليفر). |