| Bu gayrimenkulün sahibi kimse, çok çok zengin olacak. | Open Subtitles | الآن، مَنْ يَمتلكُ تلك الملكيةِ سَيصْبَحُ غني جداً. |
| Tek sorun şuydu; Robin, Derek adlı çok zengin biriyle çıkıyordu. | Open Subtitles | المشكلة كانت انها كانت تواعد شخص غني جداً اسمه ديريك |
| Ben çok çok zengin olan patronuma gidip.. | Open Subtitles | أقـومبتـسليمرئيسي، الذي يعتبر غني جداً جداً |
| Ne derse yapın. Ölmek için çok zenginim. | Open Subtitles | مالذي تقول أنا غني جداً , لأموت |
| çok zengin bir patron bu üzgün, güzel kızı almak için bana aşırı miktarda para teklif etti. | Open Subtitles | زبون غني جداً, عرض علي قدراً هائلاً من المال لأجعله ينقل ملكية هذه الفتاة الجميلة الحزينة |
| - Yakışıklı, yeterince zengin... | Open Subtitles | -وسيم، و غني جداً... |
| çok zengin değilsen ya da yönetim kurulunda birini tanımıyorsan kabul edilmeniz mümkün değil. | Open Subtitles | لا تستطيع الدخول هناك إلا إذا كنت غني جداً |
| Bu çok yönlü, çok zengin, çok neşelisinden çok aşırı ciddisine kadar oluşan bir topluluk. | Open Subtitles | نسيج غني جداً , حيث لديهِ اتساع كبير من المَرِح جداً إلى الجدّي كثيراً. |
| Raja çok zengin. Babamdan bile zengin. | Open Subtitles | . ذلك الملك غني جداً ، حتى أغنى من والدي |
| Yarış atları var. Gerçekten çok zengin. | Open Subtitles | يملك خيولاً للسباق، إنه غني جداً. |
| çok zengin. | Open Subtitles | غني جداً ، هيا يا عزيزي ... هناك بعض الناس |
| Ya çok kabiliyetli olduğumu ya da çok zengin olduğumu düşünecekler. | Open Subtitles | "اما "انني موهوب جداً" او " انني غني جداً |
| çok zengin biri olmak üzereyim. | Open Subtitles | فأنا على وشك أن أكون رجل غني جداً |
| çok zengin olmanın getirilerinden biri. | Open Subtitles | انها احدى مميزات كوني غني جداً |
| Bana projeyi getir ve çok zengin bir adam ol. | Open Subtitles | أحضر لي المشروع وسوف تكون رجل غني جداً |
| - çok zengin bir koca istediğini söyledi. | Open Subtitles | قالت بأنها تريد زوج غني جداً |
| Adam çok zengin. | Open Subtitles | الرجل غني جداً. |
| Ben çok zenginim, senin için birşeyler yaparım.. | Open Subtitles | أنا رجل غني جداً استطيع عمل أشياء لك |
| çok zenginim, siz de biliyorsunuz. | Open Subtitles | أنا غني جداً , تعرفون |
| Ona o yüzden paramızı emanet ediyoruz. zengin bir adam olarak ölmeyi umuyorum, Jimmy. | Open Subtitles | أَتوقّعُ ان امَوت رجل غني جداً. |
| - Yakışıklı, yeterince zengin... | Open Subtitles | -وسيم، و غني جداً... |
| Oldukça zengin biri ve ona ulaşmanın zor olduğunu söylemişti. | Open Subtitles | قالَ بأنّه كَانَ a رجل غني جداً وصعب للوُصُول إلى. |