Mültecileri ormana geri sürmek için silahlı bir çete toplamaktan bile bahsediyorlar. | Open Subtitles | هناك حديثٌ حتى عن .. تجميع غوغاء مُسلحين وطرد اللاجئين إلى الغابة |
Esas kurtardığımız adamın kölesi olduğumuzda... onun her dediğini yaptığımızda... bir çete gibi olmuştuk. | Open Subtitles | نحن كنا غوغاء عندما جلسنا كسجناء للرجل نحن موفرون و طاعتة |
Onu öldürürken bir çete değildik. | Open Subtitles | نحن ما كنا غوغاء عندما قتلناه. |
Yani Trevanny'nin Ukraynalı bir mafya babasını Berlin'de Dusseldorf ekspresinde bir dişçi hortumuyla boğmasını mı istiyorsun? | Open Subtitles | لذا تريد تريفاني أن يخنق غوغاء رئيس أوكراني على برلين إلى سريع دسلدورف بقطعة خيط الأسنان؟ |
Sen benim gibi biliyorsun ki, mafya davaları yürütmesi zor davalardır. | Open Subtitles | تعرف بالإضافة إلى أنا أعمل حالات غوغاء بشدّة أن تبني. |
Tek oğlumun kana susamış kalabalık tarafından parçalanmasına izin veremem. | Open Subtitles | لن أترك إبني الوحيد يُمزق إرباً بواسطة غوغاء متعطشين للدماء |
Bugünlerde revaçta olan bir çete değilsiniz, değil mi? | Open Subtitles | انت لست غوغاء هذه الايام,اليس كذلك؟ |
Pezzula öldükten sonra çete patronları tarafından yönetilen tüm işler kapandı. | Open Subtitles | آي. كُلّ غوغاء عمل في vegas سَدَّ عندما pezzulo ماتَ. |
O bir vali, Gillian, çete reisi değil. | Open Subtitles | إنـّه مُحافظ يا (جيليان) ، و ليس رئيس غوغاء. |
Daha çok sağda-solda sürten bir çete gibisiniz. | Open Subtitles | اكثر من غوغاء |
mafya işine benziyor ama 80'lerde şehirden ayrıldılar. | Open Subtitles | نوع أصواتِ "تقريباً غوغاء" ماعدا تَركوا بلدةً في ' ثمانينات. |
Ben bir mafya muhasebecisiydim. | Open Subtitles | لقد كنت محاسب غوغاء |
"Toplumun temel direği?" Bu cümleyi mafya avukatlarından... başkası kullanır mı acaba? | Open Subtitles | "عمود الجالية؟ " يعمل أي واحد في الحقيقة... إستعمل تلك العبارة ماعدا غوغاء محامين؟ |
Bir mafya üyesi. | Open Subtitles | أي غوغاء رجل. |
Ve arkamda, masa boşalmasını bekleyen öfkeli bir kalabalık var. | Open Subtitles | وهناك غوغاء غاضب يُضايقُي. |
Ellerinde yabalarla bizi bekleyen koca bir kalabalık var dışarıda. | Open Subtitles | هناك غوغاء بالخارج بمناجلهم |
Dostum, senin için gelen kocaman bir kalabalık vardı. | Open Subtitles | -يا صاح ثمة جماعة غوغاء قادمين لك |