| Bunu yapmamalısınız çocuklar ayrıca... geceleri burada olmak hiç güvenli değil. | Open Subtitles | قد تقتلون وانتم تفعلون ذلك بالاضافه الى ان الليل غير آمن |
| - güvenli değil, terörist dolu... - Hayır, hayır, hayır. | Open Subtitles | إنها مكان غير آمن ,إنها مليئة بالإرهابيين لا ,لا, لا |
| Ne öğrenmek istiyorsan anlatacağım, söz. Burada değil ama, burası güvenli değil. | Open Subtitles | سأخبرك بكل ما تريد، أعدك لكن ليس هنا، فهذا غير آمن |
| Bu ses iletimini güvenli olmayan bir hatta buldum. | Open Subtitles | لقد رصدتُ هذا البث الصوتي على خط غير آمن |
| 1-Cinayetlerini aynı şehirde işlemek ve orada yaşamaya devam etmek onlar için güvenli değildir. | Open Subtitles | ـ واحد : سوف يعون بأنه غير آمن لسفاحٍ بإستمرار عمله في تلك المدينة ، وسوف يرحلون |
| güvenli değil derken kastettiğin bu muydu? | Open Subtitles | هل هذا ما عنيته عندما قلتى ان الامر غير آمن |
| İlkbahar erkenden bastırdı bu yüzden batıdaki yol güvenli değil. | Open Subtitles | ... لقد جاء الربيع مبكراً .والطريق الغربي غير آمن ... |
| İlkbahar erkenden bastırdı bu yüzden batıdaki yol güvenli değil. | Open Subtitles | ... لقد جاء الربيع مبكراً .والطريق الغربي غير آمن ... |
| o zaman koşalım. Aklını mı kaçırdın. hiç güvenli değil. | Open Subtitles | لقد فقدت عقلك، الطريق غير آمن سيحل الظلام قريباً |
| güvenli değil. | Open Subtitles | لا يمكنك الاحتفاظ بالطفل هنا هذا غير آمن |
| Hadi, içeri girmeliyiz. Dışarısı güvenli değil. | Open Subtitles | هيّا ، يجب أن نعُود للداخل الوضعُ غير آمن بالخارج هُنا. |
| Havuz bölgesindesin ve elinde cam şişe var. güvenli değil, çok tehlikeli. | Open Subtitles | حسناً , إنك بمنطقة حوض السباحة و تلك زجاجة , لذا هذا غير آمن و خطير |
| Biliyorum dostum ama ev şu anda pek güvenli değil. | Open Subtitles | أجل، أعلم يا صاح، لكن البيت غير آمن الآن. |
| Onların hepsinin burada olduğundan haberi var. Bu güvenli değil. | Open Subtitles | جميعهم يعلمون بأنّك هنا هذا المكان غير آمن |
| Gitmemiz lazım, buradan ayrılmalıyız, hiç güvenli değil. | Open Subtitles | يجب ان نذهب يجب ان نرحل منها انه غير آمن |
| Gitmemiz lazım, buradan ayrılmalıyız, hiç güvenli değil. | Open Subtitles | يجب ان نذهب يجب ان نرحل من هنا المكان غير آمن |
| Öyleyse güvenli olmayan uydu hattını kullanacağım çünkü lanet aletin işlemiyor. | Open Subtitles | الآن سأكون ذلك الرجل الذي يتصل من خط غير آمن لأن إرسالك اللعين لا يعمل. |
| Öyleyse güvenli olmayan uydu hattını kullanacağım çünkü lanet aletin işlemiyor. | Open Subtitles | الآن سأكون ذلك الرجل الذي يتصل من خط غير آمن لأن إرسالك اللعين لا يعمل. |
| Fakat geç saate kadar dışarıda kalmak senin için tehlikeli değil mi? | Open Subtitles | ولكن هل هو غير آمن بالنسبة لك أن تكون في وقت متأخر جدا؟ |
| Güvenilir olmayan biriyle mi çıkman gerekiyor gibi mi hissediyorsun. | Open Subtitles | و بدلا من ذلك تشعر كآنك بحاجة انت تكون مع شخص غير آمن |
| Doktor güvenli olmadığını mı söyledi? | Open Subtitles | حسنا, هل قالت الطبيبه أنه غير آمن أو شيء ما؟ |
| güvensiz bir çalışma ortamına sahip olmak kârlıdır. | TED | إنه مربح إذا كان لديك عمل غير آمن للبيئة |
| Departmanı tekrar açsalar bile güvenli olmaz. | Open Subtitles | حتى لو أعادوا فتح القسم فالمكان غير آمن هنا |
| Eğer bulunduğunuz yer güvenli değilse, lütfen en yakın FEMA kampına ya da sığınağa gidin. | Open Subtitles | ،وإن كان مكانك غير آمن فرجاءً توجه إلى أقرب ملجأ أو انضم إلى معسكر الوكالة الفدرالية للطواريء |