| Mesele borçlu kalmak değil. Sen yeter ki öğren. | Open Subtitles | الأمر غير منوط بالدين، طالما تعي أنّه حالما تولدان |
| Haklıydı ama. Olay büyü değil, sorun bende. | Open Subtitles | لعلمك، إنّها محقّة، الأمر غير منوط بالسحر، بل بي. |
| Olay sadece efendilik bağını kırma değil bir idamı durdurmak zorundayız. | Open Subtitles | الأمر غير منوط بحلّ صلة التحوُّل فقط، علينا منع إعدام. |
| Mesele borçlu kalmak değil. Sen yeter ki öğren. | Open Subtitles | الأمر غير منوط بالدين، طالما تعي أنّه حالما تولدان |
| Burada önemli olan şey egon değil Klaus. Önemli olan küçük kız için en iyisini yapmak. | Open Subtitles | الأمر غير منوط بغرورك يا (كلاوس)، بل بالأصلح لتلك الطفلة. |
| Sebebi Elena'ya tedaviyi vermezsen olacaklar değil. | Open Subtitles | خوفك غير منوط بما سيحدث إن أعطيتَ (إيلينا) الترياق. |
| Sen bilmezsin tabii. - İşte başlıyoruz. - Hayatımda ilk defa da olsa bu senin hakkında değil Dee. | Open Subtitles | .ها نحن أولاء - .(لمرّة الأمر غير منوط بك يا (دي - |
| Evelyn, hisler veya egoyla ilgili değil bu. | Open Subtitles | (إيفيلن)، الأمر غير منوط بالمشاعر ولا الغرور. |
| Ama bu benim planım hakkında değil bizim hakkında. Ve senin Cade'le yaptığın plan hakkında. | Open Subtitles | {\pos(190,220)}الأمر غير منوط بخططي، بل بنا وباتفاقك مع (كايد). |
| Konu artık Kai ile alakalı değil. | Open Subtitles | الأمر غير منوط بـ (كاي). |