| Clary dedi ki, Valentine'ın tuzağını söylemek için sizi aramış. | Open Subtitles | في الواقع، قالت "كلاري" إنه اتصل ليحذركم من فخ "فالنتاين"، |
| Valentine ve Jace ile bağını düşününce sizi yakınımda tutmak isterim. | Open Subtitles | نظراً إلى سجلكم مع أقارب "فالنتاين"، أريد إبقائكم قيد المراقبة. |
| Valentine sana büyü yapmamı istedi, böylece her dediğimi yerine getirecektin. | Open Subtitles | أجبرني "فالنتاين" على إلقاء تعويذة عليك، كي تفعلي ما أطلبه منك. |
| Arcade pasajındaki berbere Bay Valentine'i sor ve beni Favigny gönderdi de. | Open Subtitles | - أعتقد- "أسأل عن السيد "فالنتاين في محل الحلاق في الرواق وقل أنني مرسل من "فافيين" |
| İlan etmesi 20 dakika alacak. Ama Sevgililer günü tüm gün sürecek. | Open Subtitles | ان الاعلان 20 دقيقه ويوم فالنتاين طول اليوم |
| Valentine sıcak bir banyo alıp, rahat bir şeyler giymeyi çok istiyor. | Open Subtitles | "فالنتاين" يريد بشدة أخذ حمام ساخن ثم يرتاح |
| Aslında, herkese şampanya, Billy Ray Valentine'ın şerefine. | Open Subtitles | في الواقع، الشراب للكل على حساب "بيلي راي فالنتاين" |
| - Valentine, bu çok önemli, izlesene. | Open Subtitles | "فالنتاين"، شيء مهم على وشك الحدوث، راقب- |
| Valentine gibi tamamiyle işe yaramaz bir psikopatı alıp başarılı bir idareci haline getirdik. | Open Subtitles | حولنا مضطرب عديم الفائدة كـ "فالنتاين" إلى مدير شركة ناجح |
| Winthorpe'u geri getirmek ve Valentine'ı da varoşlara yollamak konusunda ne yapacağız? | Open Subtitles | الآن ماذا سنفعل لنستعيد "وينثورب" وإرسال "فالنتاين" للحي الذي أتى منه؟ |
| Eggsy, Valentine'in sana bir armagani olacak anlasilan. Tabana kuvvet! | Open Subtitles | يا (إيجزي) يبدو أن (فالنتاين) لديه هدية من أجلك، أسرع |
| Arbenus Sibonchka'nın trajik ölümünün ardından Aziz Valentine de bunu yapmıştı. | Open Subtitles | هذا ما فعله القدّيس (فالنتاين) بعد الموت المأساويّ لـ (آربينوس سيبونشكا). |
| Kim olduğunu biliyoruz artık Valentine. | Open Subtitles | الآن نحن نعلم من تكون, فالنتاين |
| Valentine ile kalarak sizi kurtardığına inanıyorsun. | Open Subtitles | تكون لديك انطباع بأنه أنقذكم عبر تركك مع "فالنتاين"؟ |
| Yani Valentine'ın kurduğu tuzağı Jace baştan beri biliyordu. | Open Subtitles | إذن فقد كان "جايس" على علم مسبق بأن "فالنتاين" كان ينصب فخاً. |
| Valentine'ı öldürmek için Jace'in eline çok fırsat geçmiş ama bunu yapmamış. | Open Subtitles | تسنت لـ"جايس" فرص كثيرة لقتل "فالنتاين"، لكنه اختار أن يتركه. |
| Şimdi hem Valentine hem de Jace ve Kupa kayıp. | Open Subtitles | والآن، "فالنتاين" و"جايس" و"الكأس" مفقودون. |
| Valentine'ın oğlunu aramıza kabul edip bizden biri sayarak aptal durumuna düştük Alec. | Open Subtitles | "أليك"، لقد بدونا كالحمقى بتبني ابن "فالنتاين"، والاعتناء به وكأنه ابننا. |
| Herkes Valentine için canavar diyor ama sen öz oğlunu öldürmeye çalıştın! | Open Subtitles | الجميع يقول إن "فالنتاين" هو الوحش، لكنك حاولت للتو قتل ابنك! |
| 14 Şubat'ta gerçekleşen tek önemli olay Sevgililer Günü katliamı. | Open Subtitles | الشيء الوحيد الذي حدث في 14 فبراير ولا يمكن نسيانه هو مجزرة يوم فالنتاين |
| Sevgililer Günü sürprizi için sihirbazlık dersleri alıyordum. | Open Subtitles | كنت آخذ دروسًا في السحر كمفاجأة فالنتاين. |
| Valentin Manoff, dansçılarını Rusya'dan çıkardığında sadece bir şirketi kurtarmakla kalmadı 200 yıllık bir eğitim sistemini de kurtardı. | Open Subtitles | عندما أخذ فالنتاين مانوف الراقصين خارج روسيا فهو لم ينقذ الشركة فقط بل أنقذ منظمة تدريب عمرها 200 سنة |