| Eğer bir saat harcayacaksanız bunu yapın. | TED | أفعل ذلك فقط إذا كان يُدفع لك عن كل ساعة. |
| Ancak, aksine onu benimseyip, ağırlık ve gerilim dağılımını yeniden düşündüklerinde, sadece Eğer çatıda büyük bir delik varsa iş gören bir tasarımla ortaya çıktılar. | TED | ومع ذلك، بدلا من تبني ذلك وإعادة النظر في توزيع الوزن والإجهاد، جاءوا مع التصميم الذي يعمل فقط إذا كان هناك فتحة كبيرة في السقف. |
| Tamam, şimdi bu halka ne zaman kusursuz olur, Eğer kaynak, saptırıcı ve göz bu örnekte olduğu gibi tam olarak bir çizgi üzerinde dururlarsa. | TED | والان ، ستكون حلقة مكتملة فقط إذا كان المصدر ، ومسبب الإنحناء ، وكرة العين ، في هذه الحالة ، في خط مستقيم. |
| Son kez olarak Vallon, Eğer sadece para iyi ise. | Open Subtitles | لأخر مرة أقولها لك يا فالون فقط إذا كان المبلغ مناسب |
| Eğer senin gibi bir aşkı bulduysa darılmaca yok,Casey. | Open Subtitles | انا اتسائل فقط إذا كان لشاب مثلك حب؟ بلا اهاه كايسي |
| İki kişi, Eğer biri ölüyse bir sırrı paylaşabilirler. | Open Subtitles | لأن الاثنان يستطيعان كتم السر فقط إذا كان أحدهما ميتاً |
| Eğer bu kadar kolay olacaksa belki ben de bir kaç kurbağa alırım. | Open Subtitles | فقط إذا كان الأمر بتلكَ السهولة ربما سأحضر لي بعض الضفادع |
| Üç ya da dört kişiyle görüştük ve Eğer diğerlerinin isimleri ve telefon numaraları sizde var mı diye merak ediyoruz. | Open Subtitles | لقد تحدثنا مع ثلاث أو أربع محلفين وكنا نتسائل فقط إذا كان لديكِ أسماء أو أرقام الآخرين |
| Ona sadece bir saat vaktim olduğunu söyledim... Eğer bir fiyasko çıkarsa... yakın zamanda dönerim. | Open Subtitles | اخبرته بأن لدي ساعة واحده فقط إذا كان عديم القيمة , سأعود باكراَ. |
| Dördüncü olarak, Eğer bir yerde sadakat varsa orada ihanet olur. | Open Subtitles | رابعاً, الشخص يمكن بأن يخان فقط إذا كان هنالك ولاء من البداية |
| Eğer biri ödemek istiyorsa tabii. | Open Subtitles | فقط إذا كان الشخص مستعداً لدفعها |
| Eğer son sayfada bir ayna varsa ve "Ya sana ne demeli?" yazıyorsa olur. | Open Subtitles | فقط إذا كان بهِ مرآة بنهايته "ويقول "ماذا عنك |
| Eğer Majesteleri şartları kabul ederse olacak. | Open Subtitles | فقط إذا كان صاحب الجلالة يقبل الشروط |
| Eğer bu çek karşılıksız çıkmazsa, yok. | Open Subtitles | فقط إذا كان هذا الشيك بدون رصيد. |
| Eğer baba olabileceksem, seninle evlenirim. | Open Subtitles | سوف أتزوجكِ، فقط إذا كان بإمكاني أكون أب! |
| Eğer biri gerçeği kanıtlarsa. | Open Subtitles | فقط إذا كان شخص يمكن إثبات الحقيقة. |
| Eğer o da beni öperse. | Open Subtitles | فقط إذا كان سيقبلني بالمقابل |
| Eğer iz var ise. | Open Subtitles | فقط إذا كان لديه بصمة |
| Eğer Gabriel meteor salgınıyla bu kadar saplantılıysa, babası neden onu durdurmadı? | Open Subtitles | أنا فقط... إذا كان (غابرييل) مصمم جداً على تدمير وباء النيزك بالسلاح النووي... لماذا لم يوقفه والده ؟ |