| Makul bir şekilde düşünürsen senin de sevineceğine eminim. | Open Subtitles | إذا فكرت بها بمشاعرك ستكونين سعيدة جداً |
| Eğer düşünürsen, yapabileceğin tek şey de bu. | Open Subtitles | لو فكرت بها كلها يمكنك فعلها حقا |
| Biraz düşünürsen, mantıklı. | Open Subtitles | . حسناً ، إنها منطقية إذا فكرت بها |
| "Bir zamanlar baskının birer kanıtı olduğunu düşündüğüm... | Open Subtitles | الاحظ عدد المرات التي فكرت بها كانت ادلة على الرغبة |
| Bunu ilk ben düşündüğüm için kızgınsın. | Open Subtitles | لقد إنزعجت لأنني فكرت بها أولاً |
| Onu hiç düşündün mü? | Open Subtitles | هل فكرت بها ؟ هي ليست ميته اشر , اشر |
| Yaparken onu hiç düşündün mü peki? | Open Subtitles | هل فكرت بها في كل هذا؟ |
| Ama sonra farkına vardım ki bunu düşünürsen... sokak performansı, doğal artistik ifadenin son gerçek şekli. | Open Subtitles | لكن بعدها اكتشفت، إن فكرت بها... مسرح الشارع، إنه الملاذ الأخير للتعبير الفني الحقيقي |
| Ona dokunursan Onu ararsan Hatta onu düşünürsen Seni öldürürüm. | Open Subtitles | لو لمستها او اتصلت بها أوحتى فكرت بها |
| düşünürsen çok mantıklı geliyor. | Open Subtitles | إن فكرت بها فستجده آمراً معقولاً |
| Axl, eminim düşünürsen hakkında yazabileceğin pek çok şey bulabilirsin. Mesela şu evsizler barınağına yardım ettiğin zaman? yaramaz. | Open Subtitles | آكسل) انا متاكدة انك ستجد اشياء كثيرة لتكتب عنها اذا فكرت بها فحسب) ماذا عن تلك المرة التي ساعدت فيها في ملجا المشردين؟ |
| - Bunları düşünürsen. -Evet doğru. | Open Subtitles | لو فكرت بها - هذا صحيح - |
| düşündüğüm ağaç buydu. | Open Subtitles | حسناَ, تلك هي الشجرة التي فكرت بها |
| Vay. Bunu düşündüğüm için şanslısın. | Open Subtitles | أنتَ محظوظ بأنّي فكرت بها |
| Ve bunu düşündüğüm için kendimi seviyorum. | Open Subtitles | و احب نفسي لانني فكرت بها |
| Sen hiç düşündün mü? | Open Subtitles | هل فكرت بها ؟ |