| Ayrıca yukarıya çıkmıştım zaten, Vex'le garip garip şeyler yapıyorlar. | Open Subtitles | لقد صعدت سابقا للطابق الأعلى إنهم يتصرفون بغرابة رفقة فيكس |
| Seni şefkatli kolların için aramadım Vex. İntikam almam gerekiyor. | Open Subtitles | انا لم اطلبك من اجل العناق فيكس احتاج ان انتقم |
| Vex insanlara istediğini yaptırabiliyor. | Open Subtitles | فيكس ، يمكنه اجبار الناس لفعل بعض الأمور |
| Bayım, Müfettiş Fix'ten bir telgraf aldım. | Open Subtitles | لا سيدي، إستلمتُ برقية مِنْ المفتشِ فيكس |
| Marty, Fixx dosyasına girmemi istiyor. | Open Subtitles | لقد عينني (مارتي) في دور النائبة (في قضيـّة (فيكس |
| Evet, birkaç dakika kafamı toplayayım ve bütün bu Vicks olayını söze dökmeye çalışayım. | Open Subtitles | حسناً ، سأتسكع لبضع دقائق و ألخص نوعاً ما جُمل "مختصة بجميع تجارب "فيكس |
| Eğer Bo, Vex'i öldürürse, Karanlık faeler de Bo'yu öldürür. | Open Subtitles | أذا قامت بو بقتل فيكس سوف يقوم الأشرار بقتلها |
| Senden gerçekten çok iyi bir son dilek olurmuş, Vex.. | Open Subtitles | أنتَ حقاً لديكَ رغبة في الموت أليس كذلك يا"فيكس" ؟ |
| Onu hareket ettiremeyiz, Vex! Bunu yaparsak kanamadan ölür! | Open Subtitles | لا نقدر ان نحركها فيكس هي سوف تنزف حتى الموت |
| Yani, burdan çıkan sonuç, Vex bu iş için doğru olan adamdı.. | Open Subtitles | حسنا، لقد ظهر بأنك الرجل المناسب للمهمة فيكس |
| - ve benim klübüm. Geri istiyorum. - İşte benim hatırladığım Vex. | Open Subtitles | والنادي أريد إستعادته - هذا الـ " فيكس " الذي أتذكره - |
| Vex'ten çıkan Kozadan aldığım salgı örneklerine göre parazit için bir anti-toksin yapabilirim diye | Open Subtitles | إستناداً على الأسرار التي أخرجتها من الشرنقة من فيكس , أظن بوسعي تركيب مضاد سموم |
| Vex'in masasının arkasındaki hücredeyken düşünmek için baya zamanım oldu. | Open Subtitles | عندما كنت مسجونة خلف مكتب فيكس كان لدي وقت طويل للتفكير |
| Para konuşur, ve senin badi Vex, onda para bol | Open Subtitles | المال هو الأهم ، وصديقك فيكس يملك الكثير منه |
| Vex'i bana verinceye kadar ki bir süreç diyelim.. | Open Subtitles | و سألغي الأمر حالما تقدمين فيكس لي فيكس ؟ |
| Gerçekten hiçbir şey bilmiyorum, Bay Fix. | Open Subtitles | "أخبرتك, سيد "فيكس أنا حقاً لا أعلم عنها شيئاً |
| Büyük azim Bay Fix, imparatorlukları kuran ruh işte budur. | Open Subtitles | مثابرة كلب البلدغ, سيد "فيكس", هذه هى الروح التى بنت إمبراطورية |
| Dayanın, Bay Fix. Önümüzde Fujiyama var. Yarın sabaha Yokohama'ya varmış oluruz. | Open Subtitles | .إستعد, سيد "فيكس", فوجيياما أمامنا .سنكون فى يوكوهاما بحلول الصباح |
| Müvekkilim Greg Fixx suçlu deniyor | Open Subtitles | (ولقد تم إعتقال موكلي (غريغور فيكس ...بتهمة قتلها |
| -Çantamda Vicks olduğunu hatırladım. | Open Subtitles | تذكرت أنه لدي بعض الـ"فيكس" بحقيبتي |
| Becks, sen popodan ağza yapar mısın? | Open Subtitles | فيكس, هل توافقين بالأفعال القذره ؟ |
| Katherine Hale bana gardiyan Albert Fekus'ı sordu. | Open Subtitles | كاترين هيل) سألتني عن (ألبرت فيكس) ذلك الحارس .. |
| Memur Figgs'e çantasını toplamasını söyleyiniz. | Open Subtitles | -سيدي ! أخبر المفتش (فيكس) أن يحزم حقائبه |
| Bir Ficus bitkisi, kızamık veya çocuğumun gine domuzuyla karşılaştırdığımızda, bu mikroplar muhtemelen pek bir şey yapmıyordur. | TED | بالنسبة إلى شجيرة "فيكس" أو ميكروب الحصبة أو مع خنزير غينيا المفضل لصغيري هذه الميكروبات ربما لا تقدّم الكثير على الإطلاق. |
| Geç kaldım, tatlım! Yemeğin fırında. Benim uğurlu haçım hangi cehennemde? | Open Subtitles | لقد تأخرت كثيراً إن عشاءك في الفرن أين (كريس فيكس) المحظوظ الخاص بي |
| Bir kaç hafta önce Vic'in orada oturmuş, Mai Tai'nin keyfini çıkarıyordum. | Open Subtitles | قبل بضعة أسابيع كنت جالساً في مطعم "تريدر فيكس", احتسي الماي تاي |