"في الزمن" - Traduction Arabe en Turc

    • zamanda bir
        
    • zaman içinde
        
    • zamanlı
        
    Son darbeyi indirmeden hemen önce zamanda bir geçit açtım ve onu kötülüğümün hakim olduğu bir geleceğe yolladım. Open Subtitles وقبل الضربة الأخيرة فتحت فجوة في الزمن و قذفته إلي المستقبل حيث يكون شري هو القانون
    Son darbeyi indirmeden hemen önce zamanda bir geçit açtım ve onu kötülüğümün hakim olduğu bir geleceğe yolladım. Open Subtitles وقبل الضربة الأخيرة فتحت فجوة في الزمن و قذفته إلي المستقبل حيث يكون شري هو القانون
    Son darbeyi indirmeden hemen önce zamanda bir geçit açtım ve onu kötülüğümün hakim olduğu bir geleceğe yolladım. Open Subtitles وقبل الضربة الأخيرة فتحت فجوة في الزمن و قذفته إلي المستقبل حيث يكون شري هو القانون
    Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması. TED النقطة ان بلاتو كان منذ 50 عام مجرد لحظة في الزمن
    Bir film, aralarında akıcı, sürekli değişim olan bir dizi durağan görüntünün değişimini kullanarak zaman içinde değişim oluşturabilir. TED الأفلام تصنع تغير في الزمن باستخدام سلسلة من الصور التي تظهر بتدفق التغير المستمر بينهم.
    Gerçek zamanlı enerji ölçümü gibi mükemmel teknolojilerin aciliyetini görmeye başlıyoruz. TED بدأنا نرى ظهور تقنيات رائعة مثل مؤشر مستوى الطاقة في الزمن الفعلي.
    Son darbeyi indirmeden hemen önce zamanda bir geçit açtım ve onu kötülüğümün hakim olduğu bir geleceğe yolladım. Open Subtitles وقبل الضربة الأخيرة فتحت فجوة في الزمن و قذفته إلي المستقبل حيث يكون شري هو القانون
    Son darbeyi indirmeden hemen önce zamanda bir geçit açtım ve onu kötülüğümün hakim olduğu bir geleceğe yolladım. Open Subtitles وقبل الضربة الأخيرة فتحت فجوة في الزمن و قذفته إلي المستقبل حيث يكون شري هو القانون
    Son darbeyi indirmeden hemen önce zamanda bir geçit açtım ve onu kötülüğümün hakim olduğu bir geleceğe yolladım. Open Subtitles وقبل الضربة الأخيرة فتحت فجوة في الزمن و قذفته إلي المستقبل حيث يكون شري هو القانون
    Son darbeyi indirmeden hemen önce zamanda bir geçit açtım ve onu kötülüğümün hakim olduğu bir geleceğe yolladım. Open Subtitles وقبل الضربة الأخيرة فتحت فجوة في الزمن و قذفته إلي المستقبل حيث يكون شري هو القانون
    Son darbeyi indirmeden hemen önce zamanda bir geçit açtım ve onu kötülüğümün hakim olduğu bir geleceğe yolladım. Open Subtitles وقبل الضربة الأخيرة فتحت فجوة في الزمن و قذفته إلي المستقبل حيث يكون شري هو القانون
    Son hamlesini yapmak üzereyken zamanda bir geçit açtım ve onu geleceğe yolladım. Open Subtitles وقبل الضربة الأخيرة فتحت فجوة في الزمن و قذفته إلي المستقبل
    Son vuruşunu yapmak üzereyken zamanda bir geçit açtım ve onu geleceğe yolladım. Open Subtitles وقبل الضربة الأخيرة فتحت فجوة في الزمن و قذفته إلي المستقبل
    Son vuruşunu yapmak üzereyken zamanda bir geçit açtım ve onu geleceğe yolladım. Open Subtitles وقبل الضربة الأخيرة فتحت فجوة في الزمن و قذفته إلي المستقبل
    Son vuruşunu yapmak üzereyken zamanda bir geçit açtım ve onu geleceğe yolladım. Open Subtitles وقبل الضربة الأخيرة فتحت فجوة في الزمن و قذفته إلي المستقبل
    Geçmişinizde, zaman içinde alıcısı, aktörü, düşüneni, harekete geçireni olarak kendinizle ilgili milyarlarca olay olur. TED وقعت في ماضيك مليارات الأحداث التي ترتبط بك في الزمن كمتلقي ، أو بك كفاعل، أو بك كمفكر، بك كمحرك.
    Evvel zaman içinde iki krallık arasında cesaret ve gurur adına cereyan eden amansız bir çekişme vardı. Open Subtitles في الزمن العتيق قبل الآن. كان ثمّة شارعًا متوهجًا بشدّة. بين طول مملكتين وضخمًا.
    zaman içinde meydana gelen travmatik olayların tekrarı. Open Subtitles ﻷحداث صادمة مسجلة في ما حولهم... في الزمن.
    Şu tarafta gerçek zamanlı teknik veriyi görüyorsun. Open Subtitles هنا لدينا الجهاز التكنولوجي لسريان البيانات في الزمن الحقيقي
    Burada gördüğünüz şey bizim geliştirdiğimiz ve nokta bulutlarının kesit alınarak ve boyutları çıkartılarak gerçek zamanlı görüntülenmesine ve manipülasyonuna olanak verecek üç boyutlu bir vizyonöz. TED و ما تنظرون إليه هنا هو ماسح ثلاثي الأبعاد طورناه يسمح بعرض وتعديل سحابة النقاط في الزمن الواقعي، قاطعين أجزاء عبر النقاط ومستخرجين أبعادها.

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus